Böbrek Hastalıkları ve Beslenme

Böbrekleriniz; vücudunuzdaki artık maddelerin atılmasını, vücut sıvı ve elektrolit dengesini sağlayan, bazı hormonların üzerinde düzenleyici etkiye sahip, hayati önem taşıyan organlarımızdır.
Böbrekler, nefron adı verilen işlevsel parçacıklardan oluşur. Böbreğe gelen kan nefronlar içinden geçer. Kanda bulunan besin öğelerinin son süzülme yeri böbreklerdir. Emilim sonucu kanda kalmış olan besin öğeleri nefronlardan geri emilirken, atık maddeler de kandan süzülerek idrar yoluyla vücuttan atılır.
Normal koşullarda idrarda protein gibi besin öğeleri bulunmaz. Çeşitli nedenlere bağlı olarak fonksiyonlarında meydana gelen bozukluklar sonucunda vücuttaki denge bozulur.

Böbrek Hastalıkları

Birçok farklı böbrek hastalığı olmasına rağmen, beslenmenin özellikle önemli olduğu böbrek hastalıkları;
-Akut glomerulo nefrit(Nefritik Sendrom) (AGN),
-Kronik glomerulo nefrit (KGN),
-Nefrotik sendrom (NS),
-Akut böbrek yetmezliği (ABY),
-Kronik böbrek yetmezliği (KBY),
-Böbrek taşlarıdır.

Akut Glomerulo Nefrit(AGN)

Bakteriyal nedenlerle oluşan börek iltihabıdır. Genellikle 3-10 yaş arası çocuklarda ve genç yetişkinlerde görülür. Oligüri(idrar çıkışının azalması), anüri(idrara çıkamama), ödem, proteinüri(idrarda protein bulunması), hematüri(idrarda kan bulunması), hafif anemi, hipertansiyon gibi belirtiler verir. Tedavi edildiği takdirde iyileşebilir. Tedavi edilmezse; akut böbrek yetmezliği, akciğerde ödem, gibi komplikasyonlar gelişebilir.

Kronik Glomerulo Nefrit (KGN)

AGN’nin tedavi edilmemesi sonucu kronikleşmiş böbrek iltihabıdır. Her yaşta görülebilir. Baş ağrısı, halsizlik, ödem, noktüri(gece sık idrara çıkma), proteinüri, hematüri, anemi, hipertansiyon, kalp yetmezliği, böbreğin süzme işlevinde azalma gibi belirtiler verir.

Nefrotik Sendrom (NS)

Böbrek dokusunun harabiyeti ve nefronların fonksiyonlarının bozulması sonucu görülen böbrek hastalığıdır. Glomerulonefritler, diyabet, altın, cıva, kurşun gibi ağır metaller ve bazı hastalıklar sonucu görülür. Hipoalbuminemi, yaygın ödem, aşırı derece proteinüri, hipertansiyon, hiperlipidemi, hiperkolesterolemi, kalsiyum yetersizliği gibi belirtileri vardır.

Akut Böbrek Yetmezliği (ABY)

Böbrek fonksiyonlarının %10-15’inin kaybıdır. Genellikle tedavi sonucunda fonksiyonlarda geri dönüş yaşanır. Yanık, sepsis, hipotansiyon, diyabet koması, kalp yetmezliği, dehidratasyon, glomerulonefritler, mikroanjiopati, enfeksiyonlar, böbrek taş ve tümörü ile bazı ilaçlara bağlı olarak gelişebilir. ABY’de; oligüri, anüri, ödem, hipertansiyon, kalp yetmezliği, metabolik asidoz, kan üre, ürik asit, kreatininde artış, dalgınlık hematemez(ağızdan kan gelmesi), melena(dışkıda kan bulunması) ve şok yanabilir.

Kronik Böbrek Yetmezliği (KBY)

Böbrek fonksiyonlarının ilerleyici ve geri dönüşsüz olarak bozulmasıdır. %20’nin üzerinde böbrek fonksiyon kaybı vardır. Kalıtsal böbrek hastalıkları, nefritler, yaygın ateroskleroz, hipertansiyon, dolaşım bozuklukları, idrar yollarının tıkanması ve diyabetik nefropati sebebiyle gelişebilir.
KBY’nin en son aşamalarına gelmiş hastalarda diyet ve tıbbi tedavi sonuç vermediğinde hastalar diyalize girerler. Diyaliz, kanda yüksek yoğunlukta bulunan bazı zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılması için kullanılan bir yöntemdir. Günümüzde hemodiyaliz ve periton diyalizi olmak üzere iki tür diyaliz uygulanmaktadır. Her ikisinin de beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler birbirinden farklıdır.

Böbrek Taşları

Üriner sistemde en sık görülen hastalıklardandır. İlk olarak 20-30 yaşlarında ortaya çıkar. Erkeklerin %10-15’i, kadınların ise ortalama %5’inde görülür. Özellikle bir kez taş oluşmuş erkeklerin 2/3’ünde ortalama 9 yıl içinde taş oluşumu tekrarlanmaktadır. Taşın kimyasal içeriğine göre tedavi şekilleri farklıdır.

Böbrek Hastalıklarının Diyet Tedavisi

Böbrek hastalıklarında bozulan böbrek fonksiyonları sonucu vücutta besin öğelerinde yetersizlikler ya da aşırılıklar, sıvı dengesinde bozulma görülür. Bunlara bağlı olarak oluşabilecek komplikasyonların en az düzeye indirilebilmesi için beslenme son derece önemlidir.
Böbrek hastalarının beslenmeleri mevcut kan değerleri, böbrek hastalığının çeşidi, hastanın sahip olduğu diğer hastalıklar, yaş, boy, ağırlık gibi birçok etkene bağlı olarak hazırlanır. Dolayısıyla her hastanın diyeti o kişiye özeldir ve beslenme programı mutlaka diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır.
Bunları unutmadan böbrek hastalıklarında beslenme ile ilgili genel ilkelere göz atalım.

Proteinler

Böbrek hastalıklarında, protein son ürünleri olan üre, ürik asit, kreatinin gibi atık maddelerin atımında sorun oluşur ve vücutta birikir. Atık maddelerin vücutta birikimine bağlı olarak halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ağızda kötü koku ve nefes darlığı gibi üremik belirtiler ortaya çıkar. Nefrotik sendrom dışında, böbrek hastalarının protein alımı genellikle kısıtlanır.

Enerji

Böbrek hastalarının vücutlarında oluşabilecek katabolizmayı(yıkımı) önlemek için diyetin enerjisi yüksek tutulur. Alınan kısıtlı miktardaki proteinin anabolizma(yapım) yerine enerji için kullanılmaması önemlidir. Bunun için hastanın kan değerleri ve sahip olduğu diğer hastalıklara göre beslenmesinde karbonhidrat ve yağlardan yardım alınır.

Sıvı

Su ve diğer sıvı gıdalar yenilen değişik besinlerle, içilen su ve diğer içeceklerle vücuda girer. Vücuda su; içilen su ve diğer içecekler ile yenilen besinler yoluyla alınır. İdrar, dışkı, solunum ve terleme ile kaybedilir. Sağlıklı kişilerde alınan ve değişik yollarla kaybedilen sıvılar arasında bir denge vardır. Böbrek hastalıklarında idrar miktarında azalma veya tamamen kesilme görülebilir. Ne kadar su içilirse içilsin, daha fazla artmaz. Alınan sıvı vücutta birikir. Hastada idrar çıkışında azalma varsa sıvı ihtiyacı bir önceki gün çıkardığı idrar miktarına ek 500 ml şeklinde olmalıdır. İdrar çıkışında azalma söz konusu değilse su tüketiminin sınırlanmasına aksi belirtilmedikçe gerek yoktur.

Vitaminler-Mineraller

Kan bulgularına göre değişmekle birlikte; böbrek hastalarının sodyum, potasyum ve fosfor alımlarına dikkat etmeleri gerekir.

-Sodyum: Sodyum, vücudunuzdaki suyun dengesine katkıda bulunur. Kan basıncının belirli düzeylerde tutulmasını sağlar ve elektriksel özellikleri ile değişik organların görev yapmasında hayati rol oynar. Böbrek hastalıklarında yeterli miktarda atılım gerçekleşemediğinde vücudunuzda birikir. Biriken sodyum, suyun da birikmesine yol açar; tansiyonunuzu yükseltir ve kalp yetersizliğine sebep olabilir. O nedenle, böbrek hastalarında çoğu kez tuz kısıtlaması yapmak gerekli olur.

-Potasyum: Potasyum vücudumuzda bulunan özel bir tuzdur. Kaslarımızın kasılmasında çok önemli rolü vardır. Potasyum böbrekler ile atıldığından, böbrek yetersizliğinde kandaki düzeyi yükselir. Bu durumda halsizlik, iştahsızlık, adele kuvvetsizliği ve felçler görülür. Potasyumun daha fazla yükselmesi halinde ise kalp aniden durabilir.

Neskafe, kuru maya, kakao, kepek, yağlı tohumlar, kuru baklagiller, enginar, maydanoz, ıspanak, kara lahana, patates, taze börülce, havuç, avakado, hurma, muz, kavun, kayısı, nar, kurutulmuş meyveler(pestiller, kuru erik, kuru kayısı, kuru incir), kurutulmuş sebzeler(kuru bamya, kuru biber, kuru patlıcan, kurutulmuş fasulye), sakatatlar, etler, hazır meyve sularının içerisinde fazla miktarda potasyum olduğu unutulmamalıdır.

-Fosfor: Fosforda, kalsiyum ile birlikte kemiklerin dayanıklı olmasını sağlar; ayrıca tüm organlarımızın çalışması için enerji sağlanmasında çok önemli rol alır. Başta hayvansal kaynaklı gıdalar (kırmızı et, tavuk eti, süt, peynir, yoğurt, yumurta) ve bakliyat ( kuru fasulye, bakla, nohut, mercimek) olmak üzere, doğada çok yaygın olarak bulunur. Fosfor besinlerle vücuda girer; fazlası böbrekler tarafından idrarla atılır. Böbrek yetersizliğinde gereken miktarda fosfor atılamadığı için vücutta birikir. Bu durumda kemik zayıflığı, kolayca oluşan kırıklar, kaşıntı, kas güçsüzlüğü ve eklem ağrıları gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

- Diğer mineraller ve vitaminler: Demir kan yapımında çok önemli rol oynar. Demiri değişik besinler ile alırız. Böbrek yetersizliğine bağlı iştahsızlık nedeniyle, bazen de bulantı ve kusmaya bağlı olarak, yeterli düzeyde beslenemezseniz vücudunuzda demir, B ve C vitaminleri ile diğer bazı vitaminler eksik kalacaktır. Bu maddeleri içeren demir ve vitamin ilaçlarını almanız ile eksiklikler tamamlanır. Böbrek hastalarında D vitamini yeterince yapılamaz. Bu durumda kemik ağrılarına, zayıflığına ve bazen de kemik kırıklarına yol açabilir. O nedenle hekiminiz size sık olarak özel D vitamini içeren ilaçları verecektir. Bu ilaçlar kan kalsiyumunuzu normale getirir ve kemiklerinizi kuvvetlendirir. Böbrek yetersizliğinde A vitamini düzeyi artmış olduğundan bu vitamini içeren ilaçlar zararlı olabilir.

Hekiminiz tarafından önerilen vitaminleri düzenli şekilde alınız; ancak kendi başınıza veya diğer hastaların önerileri doğrultusunda rastgele vitamin ilaçları kullanmayınız.

YENİLMEMESİ GEREKEN YİYECEKLER

1-Önerilenden fazla süt, yumurta, et, balık, dil ve işkembe (işkembeyi 10 günde bir yiyebilirsiniz.)

2-İçeriği bilinmeyen çörek, kek, kurabiye, pastalar

3-Konserve, turşu, salamuralar, sucuk, pastırma, sosis, salam, sakatatlardan karaciğer, beyin, böbrek, dalak, yürek

4-Çikolata, kuruyemişler, meşrubatlar, boza, kahve, kakao, neskafe

5-Tahin helvası, tahin, pekmez

6-Bulgur, kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru börülce, barbunya

7-Pancar, bakla, ıspanak, pazı, tatlı kabağı, mantar, enginar, asma yaprağı, kara lahana

8-Muz, kavun, kuru meyveler(kuru üzüm, kuru kayısı, kuru üzüm vb.

9-Tuz ve tuzlu yiyecekler, kabartma tozu, et suyu tabletleri

10-Asitli kola, fanta, gazoz gibi içecekler, alkol