Ramazan Bayramında Nasıl Beslenmeliyiz

ŞEKERİMİZİ YÜKSELTMEYELİM, ŞEKER TADINDA BİR BAYRAM GEÇİRELİM

                 Boğucu yaz sıcaklarının eşlik ettiği,1 aylık açlık ve susuzluk maratonunu nihayet sonlandırıyoruz ve geleneksel ev ziyaretlerine, tatlılara, çöreklere, böreklere kapılarımızı ardına kadar açıyoruz. Peki, bu misafirperverlikten vücudumu ne kadar mutlu oluyor?

             Yemeye, içmeye hasret kaldık, bayramın geleceği günü iple çeker olduk.  Fakat 16-17 saatlik uzun süren açlık ve susuzlukla, öğün sayılarımızın azalmasıyla metabolizmamızı da ramazan ayı boyunca yavaşlatıp, vücut dengemizi de kısa sürede değiştirmiş olduk. Aslında çoğumuz bu değişiklerin farkında oluyoruz ama adı bayram olunca, çeşit çeşit yemekler, tatlılar gözümüzü boyayınca kendimize dur demekte zorlanıyoruz. E hal böyle olunca sonrasında yaşanacak rahatsızlıklara da katlanmak zorunda kalıyoruz. Aslında birazcık dikkat ve itinayla neşe ve sağlık dolu bir bayram geçirebilmekse bizim elimizde.

            Öncelikle ramazan ayı boyunca 2 ye indirmek zorunda kaldığımız öğünlerimizin sayısını 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde değiştirdiğimizde hem yavaşlayan metabolizmamızı hızlandırıyoruz hem de kan şekerimizin dengeli seyrini sağlamış oluyoruz ki diyabeti ve insülin direnci eğiliminde olanlar için bu çok önemli. Ziyaretler esnasında bol bol ikramlarla karşılanacağımız için güne hafif bir kahvaltı öğünüyle başlamak daha doğru olacaktır. Söğüş sebze, yağsız peynir, tam tahıllı ekmek, 3 tam ceviz içi ile yapılacak kahvaltı öğünü dengeli bir enerji dağılımını da karşılayacaktır. Fakat bilmeniz gereken en önemli husus şu ki, gün içinde gittiğimiz yerlerde ayıp olmasın diyerek her ikram edileni de tüketmememiz gerektiği.

Mutfak kültürümüzde şerbetli tatlılar, hamur işleri vazgeçilmezlerimizden ve misafirlerimize de illa tadına baktıramaya bayılırız. Bu gibi durumlarda ipin ucunu kaçırdığımızda günlük alınan enerji miktarını arttırır, glisemik yük fazlalığından dolayı kan şekerimizi yükseltir, uzun süredir boş kalan midemize bir anda yüklenmiş ve mide-bağırsak sağlığımızı olumsuz etkilemiş oluruz.

Yağlı, şekerli, kalorisi bol besinler yerine liften zengin, mide hacmini dolduran, daha uzun süreli tok kalmamızı sağlayacak sebze, meyve, tam tahıllı ekmek grubu, kuru baklagilleri tercih edebiliriz. Hem  hazımsızlık problemleri yaşayanlar içinde daha faydalı olacaktır. 2,5-3L kadar su tüketmek ise sıcak havalarda ki kaybedilen sıvının yerine konması ve toksinlerin atılması, kan şekerinin düzenlenmesi için önemlidir.

Ve bu bayramda geleneği ilk siz bozun, evinize gelecek dostlarınızı, akrabalarınızı şaşırtın. Onlara şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyve, çay, kahve, gazlı içecekler yerine ise bitki çayı, madensuyu, ayran, komposto ikram edin. Ramazan boyunca kazanılan, yemek yiyip yatma alışkanlığını da unutun ve yeme işlemini uyumadan 2 saat önce sona erdirin.

Bayramlarını her şey dâhil otellerde geçirecek olanlar içinse önerim, açık büfelerin ihtişamına kanmayın. Tabağınıza tüketebileceğiniz kadar besin koyun, yiyeceklerin görünüşüne ve kokusuna aldanmayın. Yemeklerden 1,5-2 saat sonra hafif-orta tempolu yürüyüşler yapıp yavaşlayan metabolizmanızın çalışmasına katkıda bulunun.

Kahkahası, neşesi bol, sağlıklı bir bayram geçirmeniz dileklerimle