Yeme Davranışı Bozuklukları

Genç kızların kültür değişimine bağlı olarak sağlıksız vücut ağırlığına ulaşma istemleri duyusal faktörlerin yanında ciddi hastalık tetikleyicisidir. Yeme bozuklukları, genellikle yüksek sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerde görülmektedir. Genç kızlarda mankenlere özenme, şişmanlıktan korkması, gelişim sorunları, psikolojik etmenler nedenler arasındadır. Sorun; yediğinden suçluluk duyarak kusma, tiksinerek yememe veya bir daha yiyemeyecekmiş gibi aşırı yemeden dolayı ortaya çıkmaktadır.

Daha çok genç kızlarda görülmekle birlikte aktör, manken, hostes ve dansöz gibi dış görüntüsü ön planda olan mesleklerde ve son zamanlarda erkeklerde de görülebilmektedir. Yeme bozukluğu olan kişilerde homoseksüellik, aseksüellik, depresyon, anksiyete, kişilik bozuklukları ya da uyuşturucu madde kullanımı daha sık görülmektedir.
Araştırmalar ergenlik çağındaki sağlıklı erkeklerin 1/3’ünün, kızların 1/2’sinin kendilerini şişman bulduklarını göstermiştir. Bu nedenle ergenler kilo vermek hatta kilo almamak için büyük gayret gösterirler. Diyet yapma konusunda katı ve seçici davranırlar ve daha hızlı kilo vermek için çok kısıtlı enerji içeren sağlıkla bağdaşmayan diyetlerle başarıya ulaştıkları için çoğu tehlikeli sonuçlarla karşılaşırlar. Tehlikeli sonuçların en belirgini yeme davranış bozukluğu ile seyreder.

Günümüzde görülen yeme bozuklukları arasında anoreksiya nervoza, bulimia nervoza ve atipik yeme bozukluğu (kontrolsüz yeme ve binge-eating disorder) olmak üzere 3 rahatsızlık bulunmaktadır. Bu hastalıkların temel sorunu algılamada olan önemli eksikliktir. Tedavinin yetersizliği ya da gecikmesi halinde, yeme bozuklukları ağır beslenme bozukluklarına neden olur. Unutulmaması gereken en önemli nokta bu davranış bozukluklarında İŞTAH KAYBI KESİNLİKLE yoktur.

Aneroksiyalar, besin alımına, kiloya ve zayıflığa aşırı takıntılı olan bu kişiler, çok kilo kaybetmiş olsalar dahi yemek yemeyi ve aç olduklarını reddederler. Çok düşük kalorili besinleri tercih ederler. Aile içinde zamanla kilo kaybettiği hissedilir. Bunu hissettirmemek için kişi yediği yemekleri saklar, dışarı atar, kalın giysiler giyer. Hatta sık sık yemek yapar ve çevresindekilere yedirir. Eski kilolarına ya da çevrelerinde görünüm olarak beğeni kazanan kişilerin kilosuna inmek için hedef belirler, gün içinde farklı zamanlarda tekrar tekrar tartılırlar. Toplum içerisinde ufak porsiyonlar tüketirler, aç olsalar bile tok olduklarını söylerler. Kısa sürede çok fazla kilo verirler. Kabızlık ve düzensiz menstürasyon sorunları vardır, tüylenme ve saç dökülmesi problemi yaşarlar. Normal miktarda besin tükettikten sonra mide bulantısı veya şişlik hissederler. Hiperaktif, depresif, korkak ve agresif olurlar

Bulimialar, psikolojik kökenli bir hastalıktır. Anormal yeme alışkanlığı ile kendini belli eder ve daha sonra kilo almayı önlemek için uygunsuz davranışlar gösterir, hasta kusar, laksatif ve diüretik ilaçlar alıp, lavman yaparak yediği yiyecekleri çıkarır. Aç kalırlar, ya da aşırı egzersiz yaparlar. Genellikle ergenliğin son veya erişkinliğin ilk dönemlerinde görülmektedir. Bulimiyalı bir kişi kendini iyi hissetmediği, karmaşa ve stres içerisinde olduğu zamanlarda veya diyetlerden sonra aşırı açlık duygusuyla tıkınmaya başlamakta rahatlama hissinden sonra suçluluk duygusuyla yenilen yiyecekleri çıkarmaktadırlar. Yemekten sonra ortadan kaybolmakta ve genellikle banyoya gitmektedirler. Depresif belirtiler veya bozukluklar, %30′unda uyuşturucu madde veya alkol bağımlılığı görülebilmektedir. Mide asidinin ağza gelmesi ile diş çürükleri, mide delinmeleri, ellerin üzerine kusmak için zorlama sırasında oluşan diş izleri ve yaralar, adet düzensizlikleri görülebilmektedir.

ATİPİK YEME BOZUKLUKLARI

Fazla ve Kontrolsüz Yeme

Kendini kontrol edemeden yeme bir hastalık sayılmaktadır. Bulimialılar gibi aşırı kalorili yiyecekleri birden tüketilirler fakat vücutlarından atmazlar. Borderline bir kişilik bozukluğu sayılabilir. Bu kişilerin kimlik duygusunda ve ilişkilerinde sürekli bir tutarsızlık vardır. Çaresizlik duygularını yenmek için beden ağırlığı, biçimi ve yeme davranışları üzerinde aşırı bir denetim sağlamaya çalışırlar. Bunu başaranlarda anoreksia nervoza, başaramayanlarda ise kontrolsüz yeme nöbetleri görülmektedir.

Gece Yeme Sendromu ve Binge Eating

Günlük enerjinin an azından %25′ini akşam yemeği ile ertesi sabah arasında geçen sürede almaktadırlar. Bu durum uyku bozukluklarına bağlı olabilir veya uyku apnesinin bir özelliği olarak da kabul edilebilmektedir. O nedenle bu hastalar gündüz uyuklar vaziyette dolaşırlar. Binge eating bir psikolojik rahatsızlıktır, depresif bir davranış ile karakterize olup gün içindeki seyirleri birbirinden farklılık göstermektedir. Kontrol edilemeyen aşırı yemek yeme nöbetleri vardır ve obezlerin neredeyse %30′unda görülmektedir.

Ne Yapmalı? Bu Soruna Nasıl Yaklaşmalı?

Eğer bu tip beslenme bozukluğunu hissediyorsanız hiç beklemeyin. Tıbbi, psikolojik ve besleneme konsültasyonu içeren kombine tedavi için ailecek sağlık kuruluşuna başvurun. Tedavi için dirence, uzun soluklu bir tedavi sürecine, eğer geç kalınmışsa oluşmuş zararları öğrenmeye hazır olun. Tedavi birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir. Yeme bozukluklarının belirtileri ve davranış şekli kolayca geçmez. Ancak doğru ekip ve iyi bir yardımla iyileşme şansı yakalayabilirler.
Bunun gibi olumsuz vücut imajı şüphesinde bulunan ergen bireylerin mutlaka beslenme uzmanına gidip kilolarının sağlıklı hedefler içerisinde olup olmadığı hakkında bilgi alması, eğer kilo fazlalığı varsa büyüme ve gelişme faktörlerini engellemeyecek şekilde sağlıklı beslenme reçetesi ile güvenli kilo verime başlamaları yemek yeme bozukluklarının görülmesini engeller. Bunun için sağlıklı beslenme ilkelerinden kesinlikle taviz verilmemesi gerekmektedir.

Hayatın hangi evresinde olursanız olun (çocuk, ergen, yetişkin) 40’dan fazla besin öğesine ihtiyacınız vardır. Bunlar; karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerdir. Bu besin öğeleri vücudun normal devamlılığı için gereklidir. Ancak 40’dan fazla besin öğesini tek bir besinle sağlayabilmemiz imkansız olmaktadır. Bu nedenle belirli miktar ve çeşitte beslenmemiz gerekmektedir. Kilo fazlalığı olan ergen bireylerin kilo kaybı için oluşturulan beslenme planında bireye yeterli enerji, protein, karbonhidrat, yağ, posa (lif), vitamin ve mineral verilmelidir. En önemlisi bu kompanentlerin SADECE DOĞAL BESİNDEN SAĞLANMASI önerilmektedir.