İletişim Formu

65 YAŞ ÜSTÜ NORMALLEŞME SÜRECİ

02 Haziran 2020

Evde kalmaya çalışarak geçirdiğimiz şu son aylarda hepimiz sıkıldık, kaygılandık ve korktuk. Fakat 65 yaş üstü kişiler belki de daha çok endişelendiler. Çünkü Covid-19 enfeksiyonu tüm yaş gruplarında görülse de özellikle 65 yaş üstü bireylerde ve kronik hastalıkları olan yetişkinlerde maalesef daha sık görülüyor ve daha ağır seyrediyor. İleri yaşlarda hastalığın daha ağır seyretmesinin nedeni ise yaşlanmayla birlikte bağışıklık sisteminin zayıflaması ve eşlik eden hastalık sayısının artmasıdır. Bu nedenle hastalığın bulaşmasını engelleyecek tedbirleri elden bırakmamak hayati önem taşıyor. Bu önümüzdeki normalleşme günlerinde de yaşlılarımızın evde kalması ve mümkün olduğunca hala az temas edilmesi gerekiyor. Normalleşme sürecinde de hem Covid virüsünden hem de diğer hastalıklardan yaşlılarımız kendini korumak için beslenmelerine dikkat etmelidir.

Yetersiz beslenmenin; bağışıklık sisteminde bozulma, enfeksiyonlara daha açık, kemik erimesi, kas kaybı, hastalıklardan iyileşmenin gecikmesi gibi olumsuz etkileri vardır.

Bu zor süreçte ileri yaştaki kişilerin iştahları azalmış ve besin alımları yetersiz olabilir. Bir öğünde gerekli porsiyonlarını tamamlayamayan yaşlılarımız sık öğünlerle küçük porsiyon tüketmeye çalışmalıdır. Yeterli enerji alabilmeleri için öğün sayıları artırılmalıdır. Günde üç ana, üç ara öğün yemek yemelidir.

Yaşlılıkta bizi hastalıklardan koruyan kas dokusu çok kıymetlidir. Bu yüzden yeterli enerji ve protein alımına dikkat edilmelidir. Yaşın ilerlemesiyle, özellikle elzem aminoasit ihtiyacı artmaktadır. Tükettiğimiz protein miktarından çok, alınan proteinin kalitesi önem kazanmaktadır. Hayvansal protein kaynakları kalite protein yapısına sahiptir ve yaşlı bireyler beslenmelerinde yer vermesi gerekir. Ancak ekonomik açıdan da etkilendiğimiz bu günlerde hayvansal protein kaynakları olan kırmızı et, tavuk eti, yumurta, balığın yanında bitkisel protein kaynaklarından kurubaklagillere yer vermek bütçenize iyi gelecektir.

Bağışıklık sistemimizin önemli elementlerinden biri de çinko mineralidir. Kemik, karaciğer, böbrek, kas ve deride yüksek oranda bulunan elzem mineraldir. Vücudumuzda üç yüzden fazla enzimin çalışması için çinko gereklidir. Yetersiz çinko alımının, 70 yaş üzeri kişilerde %40 civarında olduğu gösterilmiştir. Çinko eksikliği; yara iyileşmesinde gecikme, düşünme ve hafızada bozulmayla ilişkilidir. Ayrıca bağışıklık sisteminin yeterli çalışabilmesi için gereklidir. Kırmızı et, tavuk eti, yumurta gibi hayvansal besinlerden, ceviz, fındık gibi yağlı tohumlardan çinko ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

D vitamini eksikliği de yaşlılıkta önemli bir durumdur. Kemik sağlığı ve bağışıklık fonksiyonları için önemlidir. İki önemli kaynak; besinler ve deridir. Özellikle yeterli güneş ışığının deriyle karşılaşmaması nedeniyle D vitamini eksikliği gelişir. Güneş ışığının dik geldiği açılarda yani öğle saatlerinde vücudunuzu balkonda günlendirmeye çalışılabilirsiniz. Eğer kan değerlerinizde D vitamininiz düşük ise uzman tarafından önerilen takviyenizi kullanmanız şarttır.

Bağışıklığımızı korumaya her zaman ihtiyacımız var bunu unutmayalım. Bu normalleşme sürecinde de bunun için besin çeşitliliği sağlamayı ihmal etmeyin. Günlük 3-4 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketin, her gün mutlaka taze sebze ve meyvelere yer verin. Ekmek ve tahıl grubundan besinler gün içinde yeterince tüketilmelidir. Şişmanlık hastalıklara davetiye çıkarır fakat yetersiz beslenmek de bizi güçsüz düşürür. Bu sebeple yeterli, dengeli, çeşitli beslenmek önemlidir.

65-99 yaşlarından oluşan bir grup üzerinde yapılan bilimsel bir çalışmada beslenme özelliklerine göre; meyve, sebze, balık, ceviz ve bakliyattan oluşan “Akdeniz tipi diyet” ile sosis, peynir, patates, yağdan zengin sandviç temelli yemeklerden oluşan “Kuzey Avrupa diyeti” karşılaştırılmış. Yaşlı kişilerde, Akdeniz tipi beslenmenin yaşam süresini uzattığı görülmüş. Özellikle, koroner arter hastalığı olan yaşlı kişilerde; meyve ve sebzeden zengin, düşük kırmızı et, yüksek oranda tahıl ve baklagil ile birlikte balık içeren Akdeniz diyeti etkili olduğu bulunmuş.

Artık sıkı karantina sürecini geride bıraksak da eskisi gibi rahatça sokağa çıkmak istemeyebilirsiniz. Ancak evin içinde de susadığınızı fark etmiyor olabilirsiniz. Kendinize ait sürahi veya şişe ile günlük ortalama 2 litre su içmeye özen göstermelisiniz.

Düzenli beslenmenin yanında kas kaybının önlenmesi için ev içinde uygulanabilecek kas gücünü ve dengeyi koruyan egzersizler günde 2-3 defa uygulanmasını tavsiye ederiz.