Adölesanlarda Sık Karşılaşılan Beslenme Sorunları
Biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenler gibi birçok faktörün bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkan yeme bozukluklarının toplumda görülme sıklığı giderek artmakta ve başlangıç yaşı giderek düşmektedir. Yeme bozukluklarına bağlı obezite, depresyon, intihar girişimleri, anksiyete bozuklukları ve mortalite oranında artış bu konuda daha hassas davranılması gerektiğini bizlere göstermektedir. Özellikle son yıllarda adölesanlarda yeme bozuklukları maalesef çok sık görülmektedir. Bu nedenle ebeveynlerin belirtilerin ne olduğunu bilmesi oldukça önem teşkil etmektedir. Yeme bozukluklarının belirtileri hem fiziksel hem davranışsal olabilmektedir. Ebeveynler adölesanlarda bu belirtilerin varlığı takip edilmelidir.
Yeme Bozukluklarının Davranışsal Belirtileri
-Yemekten kaçmak için bahaneler uydurma
-İhtiyacı olmadığı halde sürekli diyet yapmak
-Kilo vermek için aşırı spor veya egzersiz yapmak
-Gizlice yiyecek saklamak ve özellikle geceleri yalnız başına yemek yeme
-Müshil, diyet hapı ve kilo vermeye yardımcı olacağı düşünülen ürün kullanımı
-Kalorilere karşı yoğun ve takıntılı bir odaklanma
-Yemek yemenin beklendiği sosyal durumlara katılmaya karşı direnç gösterme
-Yemek sırasında veya hemen sonrasında banyo kullanımını uzatmak
Yeme Bozukluklarının Fiziksel Belirtileri
-Sağlıksız kilo verme veya kilo alma
-Kabızlık veya kusma
-Ciltte kızarıklık veya kuru cilt
-Diş minelerinde erozyon, diş çürükleri
-Saç dökülmesi ve tırnak kalitesinde düşüş
-Açıkça görülen yorgunluk ve uykusuzluk belirtileri
-Düzensiz adet görme veya hiç adet görmeme
-Fiziksel yaralanmalarda vücutta kolayca çürük oluşması
Anoreksiya Nervoza (AN)
Anoreksiya nervoza gençlerde yaygın görülen kronik hastalıklar arasında üçüncü sırada yer almaktadır. AN, zayıf bir bedene sahip olma isteği ve şişmanlık konusunda aşırı korku bireyi kilo vermek amacıyla çeşitli davranışlara (besin alınımının aşırı kısıtlanması, kendini kusturma, aşırı egzersiz, laksatif- diüretik kullanma gibi) yönelten yeme bozukluğu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kızlarda erkeklerden 10 kat fazla görülmektedir. AN’de düşük vücut ağırlığı yani BKİ değerinin 18.5’in altında olması eşlik etmektedir. Vücuttaki yağ oranının azalmasına bağlı olarak adet gören kızlarda adet kesilebilmektedir. Açlık nedeniyle depresif belirtiler ve konsantrasyon sorunları ortaya çıkabilmektedir. Kusmaya bağlı olarak gastrointestinal sorunlar, parmaklarda değişiklikler gelişebilmektedir. Kronik olarak kusan bireylerin tükürük bezlerinde şişkinlik oluşabildiği için anoreksik bireylerin yanakları dolgun olabilmektedir.
Bulimia Nervoza
Bulimia Nervoza’da da anoreksiya da olduğu gibi kilo almaya karşı aşırı korku, vücut algısında bozulma ve vücut görünümüne aşırı hassasiyet olmaktadır. Bulimik bireylerde gizli bir şekilde, aşırı miktarlarda, kendilerini durduramadan ve kontrollerini yitirerek yemek görülmektedir. Aşırı yeme ataklarından sonra kilo almayı engellemek için isteyerek kusma, laksatif, diüretik, lavman ve aşırı egzersiz gibi yöntemler kullanmaktadır.
Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu (TYB)
Bireyin belirli bir zaman diliminde (örneğin 2 saatte bir), aynı koşullarda birçok kişinin yiyebileceğinden çok daha fazla miktarda yiyeceği kısa bir süre içinde tükettiği görülmektedir. Yemek yeme davranışının kontrol edilemediği, tekrar edici aşırı miktarda yemek yeme davranışının görüldüğü ve yemeğin bitmesi ile kişide kendini aşırı suçlu hissetme duygusunun hissedildiği yeme bozukluğu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Selektif Yeme (aşırı yemek seçme)
Bu sorunu olan adölesanlar çok az sayıda ve çok az çeşitli besin almaktadırlar. Besinin sadece türü değil nereden alındığı ve markası da bu bireylerde oldukça önem teşkil etmektedir. Anoreksiya ve bulimiadan farklı olarak bu adölesanlarda kilo almaya karşı korku ve vücut algısında bozulma görülmemektedir. Bu bireyler sevdikleri besinler olunca yeterli kaloriyi almakta sorun yaşamamaktadırlar. Ancak aşırı yemek seçimi nedeniyle birçok besin ögesi eksikliği görülebilmektedir.
Ne Yapmalı ?
Yeme bozukluklarının tedavisi multidisipliner ekip yaklaşımı ile yapılmalıdır. Psikiyatrist, diyetisyen ve hekim ekip halinde çalışmalıdır. Tedavide optimal beslenme, vücut işlevlerinin normalleştiği kiloya çıkma, yeme alışkanlıklarının düzeltilmesi, vücut algısının normalleştirilmesi, kilo almaya karşı aşırı korkunun yok edilmesi, eşlik eden diğer bozuklukların tedavisi, aile terapisi, bireysel terapi ve diyet düzenlemesi yer almalıdır. Tedavi uzun süreli olmalı ve bireyler nüks açısından yakından takip edilmelidir. Eğer sizler de çocuklarınızda bu yeme bozukluklarına karşı bir eğilim görüyorsanız mutlaka bir uzmandan destek almalısınız.