İletişim Formu

ALFA LİPOİK ASİT

05 Mart 2021

 
Alfa lipoik asit, hücrelerde doğal olarak bulunan, vücudun fonksiyonlarını yerine getirmesi için gerekli olan enerji üretiminde kullanılan bir yağ asididir. Hem yağda hem suda çözünebilen tek antioksidan olmasından dolayı evrensel antioksidan olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca kendi antioksidan olmasının yanında; vitamin C, vitamin E ve koenzimQ10’nun tekrar tekrar kullanılmasını sağlar. Ayrıca glutatyon sentezini sağlar. Glutatyon en önemli antioksidandır. Kan şekerinin enerjiye dönüşmesini sağlar. Suda ve yağda çözünen antioksidan olan alfa lipoik asit, özellikle şeker hastaları açısından önemlidir. Kan düşürücü etkisi olduğundan, bu hastalarda oluşan kaşıntı, kol ve bacaklardaki uyuşma, karıncalanma gibi etkileri giderir. 
 
 
 
En iyi besin kaynakları ıspanak ve lahana, brokoli, patates, tatlı patates, havuç, pancar kökü de dahil olmak üzere koyu yeşil yapraklı sebzelerdir. Hayvansal kaynaklı besinler de örneğin kırmızı et, böbrek, kalp ve hayvanların karaciğer gibi bazı organ etleri en iyi kaynaklarıdır.
 
Alfa Lipoik Asit Takviyelerinin Faydaları?
 
Alfa Lipoik Asit yaşlanma sürecini yavaşlatır, kilo azaltır, bazı hastalık ve sağlık koşullarının tedavisi, iyileştirilmesi ve önlenmesinde kullanılır. Sağlıklı bir cilt için ALA takviyeleri çok önemlidir. Yaşlılarda besin eksikliğinden dolayı ALA eksikliği daha çok görülür. Hayatın erken döneminde vücudumuz kendi işini yapmak için yeterli miktarda üretir. Ancak yaşlanma süreci bir azalmaya neden olmaktadır. Orta yaşta ALA metabolik işlevler ve vücudun en temel ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli bulunmaktadır. İleri yaşlardaki alfa lipoik asit eksikliği göstergeleri yüksek kan şekeri, bağışıklık sisteminin zayıflaması, sık sık soğuk algınlığı veya enfeksiyon, katarakt veya glokom gibi göz problemleri olabilir. Yeni yapılan bir çalışmada alfa lipoik asit takviyesinin düzenli kullanımının obez bireylerin kilo kaybına yardımcı olabileceği bulunmuştur. ALA’dan zengin besinleri içeren sağlıklı bir diyetin düzenli egzersiz ile birlikte kilo kaybında hedefe ulaşmak için katkıda bulunur. 
 
 
 
İnsülin direncine olan faydaları ile ilgili pek çok araştırma mevcuttur. Antioksidan özelliği ile insülin direncini geriletir ve diyabete ilerleyişi yavaşlatır. Aynı zamanda glukozun hücreye giriş kapısı olan GLUT-4 aktivasyonu yapar ve bu sayede kan şekerinin dengelenmesini sağlar. Antioksidan özelliği sayesinde oksidatif stresi önler ve doku hasarı ile birlikte diyabetin komplikasyonlarının önlenmesine yardımcı olur.
Periferal nöropati; diyabet, alkol bağımlılığı, tiroit sorunları ve böbrek yetmezliğinde de meydana gelebilir. Geçici olarak el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma etkisi gösterir. İlerleyen durumda yanma tarzı ağrılar, kas kaybı, sindirim sorunları yaşanabilir. Alfa lipoik asit hücrelere girip sinir hasarını yavaşlatmakta, bu rahatsızlığın belirtilerinin ilerlemesini engellemektedir. 
Suda ve yağda çözünen alfa lipoik asit, vücutta çok ince damarlardan bile geçerek beyin ve sinir dokusunun serbest radikallerden korunmasına yardımcı olur. Bu özelliği nedeniyle araştırmacılar bunama, beyin hastalıkları konusunda alfa lipoik asidi kullanma yolları aramaktadır.
 
 
 
Alfa lipoik asit takviyesi vücut için önemlidir. Örneğin yoğun egzersiz vücudun daha çok serbest radikal üretmesine neden olur. Serbest radikallerin hepsi zararlı değildir. Hatta bazı serbest radikaller vücut enerjisi için kullanılır. Serbest radikaller hayati hormonları üretmek ve bakteri-virüs mücadeleleri için gereklidir. Bununla birlikte, serbest radikaller birçok hücresel hasara da neden olabilir. Alfa lipoik asit antioksidan özelliği serbest radikallerin kaslara zarar vermemesini sağlamak için Vitamin C ve E ile birlikte çalışır.
 
Alfa Lipoik Asit herhangi bir yan etkisi var mıdır?
 
Sağlıklı kişilerde vücut ihtiyacı olan alfa lipoik asidi üretebilir. Fakat çeşitli hastalıklar nedeniyle bunun takviye edilmesi gerekiyorsa, doktor önerisiyle dışarıdan alınması gerekir. Bunun yanında içeriğinde alfa lipoik asit bulunan besinlerin tüketilmesinde yarar vardır. Özellikle ıspanak, bezelye, brokoli, pazı ve lahana gibi sebzeler tüketilmeli, kırmızı et tercih edilmelidir. Uygun dozda alındığında güvenlidir. Dozaj amacına göre değişebilir. Günlük olarak önerilen miktar 20-50 mg arasındadır ve bu doz kişiden kişiye değişebilir. Ancak şeker hastalarında meydana gelen nöropati tedavisi sırasında bu doz 200-300 mg kadar ulaşabilir. Vücudun alfa lipoik asit tolere miktarı 800 mg kadardır. Buna rağmen bazı bireyle 40 mg daha yüksek alındığında uykusuzluğa neden olabilir. Doz aşımı olduğundan baş ağrısı, kas ağrısı, kaşıntı gibi yan etkiler görülmeye başlayabilir. Ayrıca mide bozukluğu, bulantı, ishal ve gaz da yapabilir.
Ayrıca alfa lipoik asit tüketildiğinde kan şekerini düşürme etkisi olabilir. Bu yüzden kan şekeri düşük olanlar ve şeker hastaları bu konuda dikkatli olmalıdır. B1 vitaminini yeterince almayanlara da, alfa lipoik asit tüketmesi tavsiye edilmemektedir. Özellikle uzun süreli alkol alan kişilerde B1 vitamini eksikliği görülebilir. Sürekli kullanılan tiroit ilaçları, şeker hapları, kemoterapi ilaçlarıyla etkileşime girebilir. Bu hastalar doktoruna danışarak alfa lipoik asit kullanmalıdır. Diğer ilaçlar ile etkileşim olasılığı yüksektir.