Alkali Diyet Nedir ?
Alkali diyet, vücudun pH dengesini değiştirmeyi amaçlayan bir beslenme yaklaşımıdır. Alkali diyet aynı zamanda asit-alkali diyeti veya alkalin kül diyeti olarak da bilinir. Alkali diyetin diğer diyetlerden farkı vücuda ne kadar karbonhidrat, protein, yağ alındığı değil, vücudun asitlik alkalilik dengesinin üzerinde durmasıdır. Bu diyetin temel prensibi, vücutta asit oluşturan yiyecekleri sınırlayarak veya dengelemek için alkali oluşturan yiyecekleri artırarak sağlıklı bir pH dengesi sağlamaktır.
İnsan vücudunda hücreler ve sıvılar belirli bir pH aralığında çalışırlar. pH 0 ile 14 arasında bir ölçek üzerinde değerlendirilir; 7 nötrdür, 0'a yaklaştıkça artan derecede asidik ve 14'e yaklaştıkça artan derecede alkali (bazik) olarak kabul edilmektedir. pH vücutta farklı doku ve organlara göre büyük ölçüde değişmektedir. Örneğin mide hidroklorik asitle yüklüdür ve pH değeri 2-3,5 arasında değişen oldukça asidik bir değeri vardır. Öte yandan kan pH’ı 7,36-7,44 arasında değişen aralıkta hafif alkalidir. Kan pH’ının normal aralıkta olması hücrelerimiz için hayati önem taşımaktadır bu nedenle vücudunuzun bu pH değerini düzenlemek için birçok önleyici mekanizması vardır. Bu duruma asit-baz homeostazı denir.
Vücut pH Dengesi
pH kavramı vücutta organların çalışması ve sistemlerin devamı için önemlidir.
Kan pH değeri çok az bile değişse vücut bunu nötralize etmek için çalışmaktadır.
Böbrekler kan pH değerini çeşitli metabolitlerin emilimi ve atımı ile sürekli dengede tutmaya çalışır. Aslında, sağlıklı insanlarda kanın pH değerini yiyeceklerin değiştirmesi neredeyse imkansızdır, yalnızca normal aralığında küçük dalgalanmalar meydana gelebilir. Bununla birlikte, etki değişken olsa da yiyecekler idrarınızın pH değerini değiştirebilir. İdrar yoluyla asitlerin atılması vücudun kan pH’ını düzenlemesinin ana yollarından biridir.
Yapılan bir çalışma; bu tampon sistemi sayesinde diyetin asit yükünün kan pH değerini önemli ölçüde değiştirmeyeceğini savunmuştur. Ancak yüksek asit içerikli diyet, zamanla bu tamponlama sistemini bozabilir ve sağlığı olumsuz yönde etkileyebilir.
Asidik ve Alkali Besinler
Besinlerin asit veya alkali olma durumu, vücutta metabolize edildiklerinde yarattıkları etkilere dayanmaktadır. Besinleri asit ve alkali olarak sınıflandırdığımızda magnezyum, potasyum, manganez gibi alkali özellik gösteren mineralleri içerenler alkali besin; fosfor, bakır, sülfür gibi asidik özellik gösteren mineralleri içerenler asidik besin olarak adlandırılır.
Alkali beslenme de idrarı alkali yaptığı kabul edilen sebze, meyve, süt, yağlı tohum, elma sirkesi tüketimi arttırılması idrarı asidik yaptığı kabul edilen et ve et ürünleri, yumurta, peynir, tahıl, alkol, şeker, işlenmiş ve kızarmış gıdaların tüketiminin azaltılması hedeflenir.
Alkali Beslenmenin Olası Faydaları
Günümüz insanlarının diyeti daha önceki insanlarınkine göre çok daha fazla doymuş yağ, şeker ve sodyum içerirken çok daha az magnezyum, potasyum, posa içermektedir. Diyette oluşan bu tür değişimler metabolik asidoza neden olabilmektedir. Ayrıca yaşlandıkça böbrek fonksiyonları zayıflamakta ve diyete bağlı metabolik asidoz durumu artmaktadır. Bu durum artmış böbrek taşı riskini de beraberinde getirmektedir.
Vücuda etkisi alkali olan yiyeceklerle beslenmenin kireçlenme denilen osteoartrit ve kanser gibi hastalıklara karşı korucuyu etkisi olduğu iddia edilmektedir. Daha fazla sebze, meyve, bitkisel besinlerin yenilmesi şekerli, tuzlu, işlenmiş besinlerin azaltılmasını sağlar. Düşük yağ ve kalori içeriğine sahip besinler ağırlıkta tüketildiği için kilo vermede bir miktar etkili olabilmektedir.
Alkali Beslenme Olası Zararları
Alkali diyet, işlenmiş gıdaları sınırlandırarak ve daha fazla meyve sebze gibi sağlıklı gıdaları teşvik ederek sağlığı destekleyebilir. Ancak vücudunuzun pH seviyelerini etkileyerek hastalıklarla savaşmaya yardımcı olmaz. Vücudunuz kan pH seviyelerini sıkı bir şekilde düzenlemektedir. Sağlıklı insanlarda diyet kan pH'ını önemli ölçüde etkileyemez fakat idrar pH'ını değiştirebilir.
Protein, kalsiyum ve elzem yağ asitlerinden yetersiz bir beslenme düzeni olduğu için uzun süre uygulanması sağlık açısından zararlı olabilir. Türkiye’de özellikle demir ve B grubu vitaminlerin yetersizliği yaygındır. Alkali beslenmede bu vitamin ve mineraller sağlanamaz. Sürdürülebilirliği de tartışma konusudur. Alkali beslenme daha çok sebze daha az işlenmiş gıda tüketmeye teşvik ettiğinden faydalı olabilir ancak belirli gıdalardan kısıtlı diyetler zamanla bazı besin öğesi eksikliklerine neden olabilir. Özetle alkali diyet hakkında dikkat edilmesi gereken noktalar ilk olarak, vücudun pH düzenlemesi karmaşıktır ve sadece beslenme ile hemen değiştirilemez. İkincisi, bu diyetin sağlık faydaları hakkında net bir bilimsel kanıt eksikliği vardır. Herhangi bir diyeti uygulamadan önce mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmak önemlidir.