Bize Ulaşın

shape shape

Bilimin Kırmızı Ete Bakışı

 

      Kırmızı etin insan sağlığı üzerindeki etkisi hakkında gündemde birçok çelişkili iddia var. Bazıları vücuda zarar verebileceğine inanırken, bazıları bunun hastalık veya diğer kötü etkilerle ilişkili olmadığını öne sürüyor. Öncelikle hepimizin Kurban Bayramı kutlu olsun. Sevdiklerimizle birlikte, güzel vakit geçirebileceğimiz bir bayram olmasını dileriz. Hazır gündemimiz bu günlerde kırmızı etken literatürde bu konu hakkında yapılan çalışmaları gelin birlikte inceleyelim.

Kırmızı Et Çeşitleri

      Kırmızı etin sağlık üzerindeki etkilerini tartışmadan önce, farklı et türlerini birbirinden ayırmak önemlidir. Kırmızı et, memelilerden gelir ve çiğ olduğunda kırmızı olduğu için böyle adlandırılır. Sığır eti, kuzu eti, keçi eti, deve eti, geyik eti ve yaban domuzu kırmızı et örnekleridir. Deniz ürünleri, tavuk, hindi ve kümes hayvanlarından elde edilen diğer etler beyaz et olarak kabul edilir. Pişirildiğinde beyazdırlar. Hangi hayvandan geldiğinin yanı sıra etin, nasıl yetiştirildiği ve işlendiği de etin sağlığa etkilerini değiştirebilir.

Geleneksel et : Konvansiyonel etler, genellikle hayvanları sınırlayan ve onlara tahıl bazlı yemler sağlayan “fabrika çiftliklerinde” yetiştirilen hayvanlardan elde edilir. " Organik " veya "otla beslenmiş" olarak etiketlenmemiş et ürünleri genellikle geleneksel sığır etidir.  

Otla beslenen et : Bu çeşit, yem için otlayan hayvan gruplarına ait etlerdir. Herhangi bir fabrika çiftliğinde yetişmez.

Organik et : Organik etiketine sahip olmak için etin kaynağı, %100 organik yem ve otlatma şeklinde beslenmeli ve diğer doğal davranışlara uyum sağlayacak şekilde yetiştirilmelidir. Ayrıca hayvanların antibiyotik ve hormon da almaması gerekir.

İşlenmiş etler : Bu ürünler tipik olarak geleneksel olarak yetiştirilen hayvanlardan elde edilir ve tütsüleme gibi çeşitli işleme yöntemlerinden geçer. Sosis, sucuk, salam, pastırma vb. şarküteri ürünleri örnek verilebilir.

Kırmızı Etin Besin Değeri

      Kırmızı etler çok fazla besin ögesi içerir. 100 g %70 yağsız kıyma ortalama 330 kalori içerir. Protein içeriği ise yaklaşık 15 g ‘dır. Günlük B12 vitamini ihtiyacının tamamını, demir ihtiyacının ise %12’sini karşılar. Ayrıca kırmızı et türleri, sinir sisteminin düzenli çalışmasına destek olan B grubu vitaminler ve bağışıklık sistemi için oldukça önemli olan çinko minerali açısından oldukça zengindir.

      Etin nasıl yetiştirildiği besin bileşimini etkiler. Örneğin, otla beslenen sığır eti, tahılla beslenen sığır etiyle karşılaştırıldığında toplam ve doymuş yağ içeriğinin daha düşük olduğu görülür. Pastırma ve sosis gibi işlenmiş etler, geleneksel etlere göre daha belirgin farklı bir beslenme profiline sahiptir. Genellikle çok yüksek miktarda tuz ve koruyucu katkı maddeleri içerirler. Bu nedenle, etin sağlık üzerindeki etkilerini incelerken, herhangi bir çalışmaya hangi tür etin dahil edildiğini ayırt etmek önemlidir. Kırmızı et üzerine yapılan birçok araştırma, işlenmiş ve işlenmemiş kırmızı etleri bir arada değerlendirdiği için net bir sonuca ulaşmak doğru bir yaklaşım olmayabilir.

Kırmızı Et Ve Kalp Hastalığı

      Birkaç gözlemsel çalışma, kırmızı etin kalp hastalığı da dahil olmak üzere daha yüksek bir ölüm riski ile ilişkili olduğunu göstermektedir. 134.297 kişiyi kapsayan büyük bir araştırmada, yüksek işlenmiş et alımının (haftada 150 gram veya daha fazla), ölüm ve kalp hastalığı riskini önemli ölçüde arttırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, yapılan başka bir çalışmada haftada 250 gram veya daha fazla miktarlarda işlenmemiş kırmızı et tüketimi ile bu risklerde artış arasında bir ilişki tespit edilmemiştir.

       Kontrollü yapılan başka bir çalışmada da, günde yarım porsiyon veya daha fazla işlenmemiş kırmızı et yemenin, kan lipidleri ve kan basıncı seviyeleri gibi kalp hastalığı risk faktörlerini olumsuz etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır.

Kırmızı Et Ve Kanser

      Gözlemsel çalışmalar kırmızı et tüketiminin belirli kanserlerin, özellikle de kolorektal ve meme kanserlerinin riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Kalp hastalıkları üzerine yapılan araştırmalara benzer şekilde etin çeşidinin kanser üzerinde de fark yarattığını söylemek mümkün.

      Pastırma ve sosis gibi işlenmiş kırmızı etlerin tüketimi, artan kolorektal kanser riskiyle ilişkilendirilmiştir. Başka çalışmalarda da işlenmiş et tüketiminin, işlenmemiş et tüketimine kıyasla meme kanseri riskini daha fazla arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. İşlenmiş etlerin belirli kanser türleri riskini nasıl artırdığı tam olarak belirlenmiş olmasa da, işlenmiş etlerde kullanılan nitritin dumanlanma ile kanserojen bileşikler üreterek olumsuz etki sağladığı düşünülmektedir. Izgara gibi yüksek ısıda veya yağda kızartma yöntemleri ile pişirmelerde de kansere neden olan heterosiklik aminler ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar oluşabilir. Ulusal Kanser Enstitüsüne göre, laboratuvar deneyleri bu bileşiklerin DNA'yı değiştirebileceğini ve kanser gelişimini destekleyebileceğini söylemektedir.

Sonuç Olarak

      İşlenmemiş kırmızı et son derece besleyicidir ve vücut fonksiyonlarını destekleyen protein, vitamin ve mineraller içerir. Ancak sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş kırmızı etler, yüksek tuz ve koruyucu katkı maddeleri içerdiği için sağlık açısından olumsuz etkilere neden olabilir. Araştırmalar göz önünde bulundurulduğunda et tüketiminin olumsuz etkilerinin daha çok et çeşidi ve pişirme yöntemine göre değiştiğini söylemek mümkündür. Bu nedenle kırmızı et yiyip yememek kişilerin tercihine göredir. Haftada 2 defa işlenmemiş kırmızı ete beslenmenizde gönül rahatlığı ile yer verebilirsiniz. Aman dikkat edelim kurban bayramında kırmızı et tüketiminiz çok artmasın bayramda tadınız kaçmasın J