Bir Çay Doldur, Bir Kitap Seç Ve Dünya’yı Sessize Al
Çay dünyada sudan sonra en fazla tercih edilen ve bizim kültürümüzde de büyük öneme sahip bir içecektir. Genellikle herkesin severek içtiği, adına “beş çayı, paşa çayı’’ gibi isimler verilen, yazın bizi serinleten kışın ısıtan bir içecektir. Çay bizim vazgeçilmezlerimiz arasındadır ve edebiyatta da adından sıkça söz ettirmektedir İlk kez uzun yıllar önce Çin’de ortaya çıktığı düşünülmektedir. Efsaneye göre, Çin’de hasta bir imparatorun sıcak su dolu kaseyle çayın altında oturduğu sırada birkaç yaprak içine düşmüştür ve bu şekilde keşfedilmiştir. Renk ve aroma imparatorun çok hoşuna gitmiş ve bolca içerek şifa bulmuştur.
Bu nedenle de ilaç olarak kullanılmaya başlanmıştır. Çin’de ticaretin gelişmesiyle de çay giderek Dünya’da da yayılmıştır. Bu öneminden dolayı 15 Aralık Dünya Çay Günü olarak geçmektedir. Bitki çayı, siyah çay, beyaz çay ve meyve çayları gibi birçok çeşit bulunmaktadır ve içerdikleri etken maddeler nedeniyle vücutta farklı etkileri bulunmaktadır. Bizler de bu haftaki yazımızda beslenmemizde bu kadar büyük role sahip siyah çay hakkında sizlere bilgilendirme yapmak istedik.
Vazgeçilmezimiz Siyah Çay
Siyah çay, Camellia sinensis denilen bir bitkinin yapraklarından elde edilmektedir. Geçirildiği işlemlerden sonra, yaprakları yeşilden siyaha doğru dönmektedir. Bu işlem yaprakların nemli ve oksijenli hava ile okside edilmesidir. Çay üretilirken bu oksidasyonun miktarı kontrol edebilmektedir. Siyah çay işlemlerden sonra tamamen okside olmuş bir çay iken, yeşil çay aynı bitkiden gelmesine rağmen oksitlenme işlemine uğramamaktadır. Çay, yaprağını dökmeyen ve dalında her daim yeşil rengini koruyan, yağmurun bol, sıcaklığın yeterli olduğu yerde yetişen bir bitkidir. Ülkemizde genellikle Karadeniz’de üretimi yapılmaktadır. 4000’den fazla bitkisel kimyasal içermektedir. Ve araştırmalar bu bitkisel kimyasalların sağlık üzerinde birçok etkisinin olduğunu göstermektedir.
Neden Siyah Çay ?
Birçok insan sabahları ayılabilmek, gün içinde uyanık kalmak ve enerji alabilmek için siyah çay tüketmektedir. Çayın bu etkilerinin doğru olduğuna dair pek çok çalışma bulunmaktadır. İçinde kafein ve teofilin adlı uyarıcı maddeler bulunmaktadır. Bu maddeler uyarıcı etkisi ile kalp atışını hızlandırarak uyanıklık durumu sağlayabilmektedir.
Siyah Çayı Yüksek Sıcaklıkta Demleyin
Siyah çay, yeşil çay göre daha az miktarlarda antioksidan içermektedir. Siyah çayın içindeki antioksidanların ortaya çıkması için çay yüksek sıcaklıkta su ile demlenmelidir. Düşük sıcaklıkta demlenen siyah çayın antioksidan oranı ile 100 dereceye yakın, yani kaynama noktasında bir su ile demlenen siyah çayın antioksidan oranları arasında 10 kat fark oluşmaktadır.
Kansere Karşı Çay
Siyah çay aynı zamanda hücrelerin DNA hasarından korunmasına yardımcı olabilen polifenol ve kateşin antioksidanlarından zengindir. Çaydaki antioksidanların bazı kanser türlerinin önlenmesine yardımcı olabileceği düşünülmektedir ve bu alanda pek çok çalışma yapılmaktadır. Örneğin bir çalışmada, düzenli olarak siyah çay içen kadınların, yumurtalık kanseri ile karşılaşma riskinin siyah çay tüketmeyenlere oranla daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Siyah çayın kanseri önleyici etkisinin olabilmesine yönelik pek çok çalışma yapılmıştır ve halen yapılmaktadır. Ancak bu çalışmalardaki veriler bu etkisine yönelik tatmin edici olsa da henüz kesin olarak kanıtlanmamıştır.
Düzenli Olarak Siyah Çay İçmek Genel Vücut Sağlığını Korur!
Siyah çay içerdiği vitamin ve mineraller ile bağışıklık sistemini destekler. Günde 2 -3 bardak çay içmek, tansiyonu dengelemeye ve metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olabilmektedir. Ancak bu etkisi çok uzun sürmez. Fazla tüketimde ise kan basıncında ani değişikliklere neden olabileceği için aşırıya kaçılmamalıdır.
Çayın pek çok faydası olmasına rağmen henüz net bir doz belirlenmiş değildir. Bu bakımdan standart bir doz belirtmek yanlış olabilir. Ancak The American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir makalede günün her vaktinde 5 –6 fincana kadar şekersiz olmak şartı ile siyah, yeşil ya da bitkisel çay tüketilebileceği önerisi yer almaktadır. Gün içinde içilen çay mümkün olduğunca açık olmalıdır.
Kahve Yerine Çay
Bir büyük fincan siyah çay ortalama 40 mg kadar kafein içerir. Sağlıklı yaşam için önerilen günlük kafein miktarı 300 mg’ı aşmamalıdır. Kişi, bir günde 5 fincan kahve yerine çay içerse 200 mg kadar kafein almaktadır ve bu miktar kahvede çok daha fazladır. Araştırmalar, günde 600 miligramın üzerinde kafein alımının bazı yan etkilere neden olabileceğini göstermektedir.
Türkiye Yılda 3,5 Kilogramlık Çay Tüketimiyle Birinci Sırada
Herkesin metabolizması ve beslenme düzeni farklı olduğu için, çayın olası yan etkilerinden farklı dozlarda etkilenebilmektedir. Bazı insanlar 3 fincan çaydan sonra yan etki yaşamaya başlarken, bazıları 5 fincandan sonra yaşamaya başlayabilmektedir. Bu nedenle kendinize neyin iyi geldiğini kendiniz denemeniz gerekmektedir.
Tanenler Demir Eksikliğini Tetikleyebilir
Çay, tanen ya da tannik asit adı verilen bir bileşik sınıfı açısından zengin bir içecektir. Tanenler, besinlerde bulunan demire bağlanarak sindirim sisteminden demirin engellenmesine neden olabilir. Düşük demir oranına sahipseniz ancak yine de çay içmekten hoşlanıyorsanız, ekstra bir önlem olarak öğünler arasında çay içebilirsiniz. Böylelikle yemek saatlerinde alınan demirin engellenmesi olasılığı azalacaktır. İçine eklenen limon dilimi de çayda bulunan tanen adlı bileşenin demir emilimine olumsuz etkilemesini önlemeye yardımcı olmaktadır.
Azı Karar Çoğu Zarar
Kafein alımı bazı baş ağrılarını hafifletmeye yardımcı olabilmektedir. Ancak, kronik tüketiminde, ters etkiler gösterebilmektedir. Nedeni açıklanamayan baş ağrılarında kafein göz önünde bulundurulmalıdır. Kafein içeren içecekler bir süre azaltılıp durumun iyileşip iyileşmediği kontrol edilmelidir.
Hamileler Dikkat !
Hamilelik sırasında çay gibi kafein içerek içeceklerin yüksek miktarda tüketilmesi düşük ve düşük bebek doğum ağırlığı gibi komplikasyon riskini arttırabilmektedir. Kafein alımı 200 mg'ın altında tutulmalıdır.