İletişim Formu

EYVAH NORMALLEŞİYORUZ NE OLACAK BU BAĞIŞIKLIK!

01 Haziran 2020

Normalleşme sürecine girdiğimiz şu dönemde artık evdeki mesailer ofislere taşınmaya başlıyor. Eşofmanlar altına gizlenen kilolar ise iş hayatına dönüşle birlikte değişen kilolarla kendini göstermeye hazır. Ülke olarak zor zamanlardan geçtiğimiz şu günlerde #evdekalarak güzel şeyler yaptın tebrikler! Şimdi ise normalleşme sürecinde tüm hijyen kurallarına dikkat ederken bağışıklığınızı da ihmal etmemelisiniz ki hastalıktan korunmaya devam edebilin. Evdeyken gece yarılarında yatıp öğleye kadar uyuyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda ise ister istemez yeme düzeniniz ve vücudunuzun sirkadiyen ritmi (biyolojik saati) değişir. Şimdi ise kendimizi yeni düzene adapte etme zamanı. Erken başlayan mesailer ile kalkış saatleriniz öne çekilecek. Belki ilk günler alarmlar dakikalarca ertelenecek ve işe koşturarak gitme telaşı başlayacak. Ve belki de bu telaş içerisinde kahvaltı yapmayı unutacaksınız. Bir fırının önünden geçerken gelen mis gibi kokular sizi cezbedecek kendinizi şımartıp hızlı bir kahvaltı bahanesiyle hamur işlerinin içinde kendinizi bulacaksınız. Ya da siz sabah erken kalkınca canı bir şey yemek istemeyenlerden misiniz? İşte burada durun! Öncelikle sabah kalktığınız gibi yemek yemeğe başlayın gibi bir önerimiz yok. Ancak mutlaka büyük bir bardak su içerek güne başlamak önemli. Ayrıca bağışıklığımızı güçlendirecektik unutmadınız değil mi? Güne kahvaltı ile başlamak kendinize yapacağınız en önemli iyiliktir, saati tabi ki kişiden kişiye göre değişebilir. Peynir, yumurta, esmer ekmekler, zeytin ve yeşillikler ile hazırlayacağınız kahvaltı aceleniz olan günler peynirli bir tosta dönüşebilir. Yulaflı meyveli kahvaltı kavanozları hazırlayıp ofise giderken bile yiyebilirsiniz. (Tabi gerekli hijyen kuralları dahilinde) Kahvaltınızı yaptıktan sonra artık tüm enerjinizle işiniz için hazırsınız. İş için kullanmanız gereken maskeyi, 1.5 metre kuralını ve el dezenfektanlarını unutmayın. Ara öğün yapmak belki o anki el temizliğiniz açısından sizi korkutabilir. Ellerinizi sabunla bolca köpürterek yıkadıktan sonra kuruyemiş, sütlü kahve, meyve gibi bir ara öğün yapabilirsiniz. Evinizde güzelce yıkadığınız meyveleri temiz mutfak poşetlerinde veya saklama kaplarında muhafaza ederek iş yerine götürebilirsiniz. Evet, hepimiz paylaşmayı seviyoruz ama bu dönem aynı tabaktan hep beraber yeme dönemi değil. Eğer ara öğününüzü biriyle paylaşmak isterseniz mutlaka ayrı tabak, ayrı çatal kullanmayı ihmal etmeyin. Öğlen yemeklerinizi evden getiriyorsanız ve ısıtma şansınız varsa sizden iyisi yok. Eğer ısıtma şansınız yoksa soğuk tüketilebilir sebze yemekleri veya kurubaklagilli, ton balıklı salatalar tercih edebilirsiniz. Bir yemekhaneniz varsa yan yana veya karşı karşıya oturmak yerine aranızdaki 1.5 metre mesafeye dikkat ederek oturmanız önemlidir. Yemekhane menüsü bir diyetisyen tarafından oluşturuluyorsa dengeli bir menüye de ulaşmanız mümkün olacaktır. Aksi takdirde sefertası hareketi başlatabilirsiniz. İkindi ara öğününüzü yapmayı da ihmal etmeyin. Bu dönemde ara öğünlerinize eklediğiniz uygun porsiyonda meyvelerle günlük almanız gereken vitamin ihtiyacını karşılayabilirsiniz. Özellikle son dönemde oldukça fazla araştırma ile bağışıklık üzerine etkisi bir kere daha kanıtlanan C vitamini. Çilek, ananas bu dönemde yüksek C vitamini içeren meyvelerdendir. Eğer meyve tüketmekte zorlanıyorsanız dışarıdan C vitamini takviyesi de alabilirsiniz. C vitamini suda eriyen bir vitamin olduğu için fazlası idrar ile dışarı atılır. Bu yüzden günlük almanız gereken bir vitamindir. İş çıkışı trafiğini aşıp eve geldiğinizde yorgunluğunuz yemek hazırlamanıza engel olmasın. Bir makarna kaynatmak veya dışarıdan yemek söylemek daha kolay gelebilir. Ama düzenli beslenme ile bağışıklığınızı kuvvetlendirmeniz gerektiğini bir kez daha hatırlayın. Et grubu, sebze grubu ve tahıl grubunun yanı sıra yoğurt, ayran, cacık gibi süt grubu besinlerini de sofranıza ilave edin. Yemek sonrası kendinize sindirim sürecinin tamamlanması için en az 2 saatlik bir zaman verin. Sonrasında ise bir sonraki güne dinç uyanmak ve vücudun sirkadiyen ritmini bozmamak için erken yatmaya özen gösterin.

Bu dönemde kreşlerin açılmasıyla evden çıkacak olan çocuklar, normalleşme ile arkadaşlarıyla buluşmak için gün sayan gençler ve bu sürecin kahramanlarından 65 yaş üstü ruhu genç, gözümüzün nuru yaşlılarımız neler yapmalı hepsini sizinle paylaşacağız. Yazı dizimizi takip ederek ayrıntılı bilgilere ulaşabilrisiniz.