Fermente Besin Ve Lif Alımının Strese Etkisi
Son 10 yılda diyet ve ruh sağlığı ilişkisi üzerine pek çok çalışma yapılmıştır. Beslenmenin ruh sağlığına etki mekanizmasının ne olduğu tam olarak anlaşılmasa da beyin ile mikrobiyota arasında güçlü bir ilişki olduğu düşünülmektedir. Beyin-bağırsak aksı sindirim ve iştah mekanizmaları üzerinde etkilidir. Aynı zamanda beyindeki duygusal ve bilişsel merkezler de bağırsaklarla yakından bağlantılıdır.
Genellikle yüksek stres seviyeleri ile başa çıkmak söz konusu olduğunda meditasyon, nefes terapileri, psikoterapiler, antidepresanlar, egzersiz ve hobilere yönelme önerilse de stres seviyeleri üzerinde beslenme düzeni de oldukça etkilidir.
Son günlerde APC İrlanda Mikrobiyom Araştırma Merkezi, tarafından yayınlanan çalışmaya göre, sadece dört hafta boyunca her gün daha fazla fermente besin ve lif alımının sağlanması ile hissedilen stres düzeylerinde önemli ölçüde düşüş olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma 18-59 yaşları arasında düşük lifle beslenen 45 kişi üzerinde yapılmıştır. Katılımcılar rastgele iki gruba ayrılmıştır. Bir gruba psikobiyotik diyet olarak adlandırılan probiyotik, prebiyotik ve fermente besinlerin yer aldığı bir diyet verilmiştir. Ayrıca bu gruba beslenme uzmanı tarafından araştırmanın hem başında hem de ortasında bu diyeti uygulamaya yönelik eğitim verilmiştir. Kontrol grubuna ise yalnızca genel sağlıklı beslenme önerileri anlatılmıştır. Çalışmanın sonunda psikobiyotik diyet uygulayanlar, kontrol diyeti uygulayanlara göre kendilerini daha az stresli hissettiklerini bildirmiştir. Ayrıca psikobiyotik diyet grubunda diyetine daha fazla uyumlu giden katılımcıların stres düzeylerinde daha fazla azalma ve uyku kalitesinde daha fazla iyileşme olduğu görülmüştür. Psikobiyotik diyet, bağırsaktaki yararlı bakterilerin ürettiği bazı kimyasalların seviyelerinde önemli değişikliklere neden olmuştur. Bu kimyasallardan bazıları zihinsel sağlıkla bağlantılı olduğu için, psikobiyotik diyet grubunda stres seviyelerinde düşüş olduğu düşünülmektedir.
Psikobiyotikler zihinsel fonksiyonlar için gerekli nörokimyasalları salgılamaya yardımcı olan, zihinsel aktivitelere destek olan yararlı mikroorganizmalardır. Psikobiyotik besinlere ise probiyotik süt, probiyotik yoğurt, doğal fermente şalgam suyu, ev yapımı sirke, kefir, doğal fermente turşu örnek verilebilir. Psikobiyotiklerin daha iyi etki sağlaması için prebiyotik besinlere (muz, sarımsak, pırasa, soğan) de beslenmede mutlaka yer verilmelidir.
Eğer sizler de kendinizi stresli hissediyorsanız ve bununla başa çıkamıyorsanız tükettiğiniz besinlere tekrar göz gezdirmelisiniz. Diyetinize yapacağınız birkaç küçük ekleme ile psikolojik açıdan kendinizi daha rahat hissetmeniz mümkün. Ancak fermente besinler pekçok faydası olmasına rağmen fazla tüketildiğinde şişkinlik veya gaz problemine neden olabilir. Ayrıca fermente besinlerin histamin içeriği de yüksektir. Bu nedenle diyette fermente besinlerin arttırılması ile histamin intoleransı olan bireylerde baş ağrısı, migren atağı, mide bulantısı gibi sorunlar görülebilir böyle durumlarda mutlaka bir beslenme uzmanından destek alınmalıdır.