İletişim Formu

KAHRAMAN BABALAR SAĞLIKLI YAŞAMLAR

20 Haziran 2020

Her sene haziran ayının üçüncü haftası Babalar Gününü kutluyoruz. Kız çocuklarının aşkı, erkek çocukların kahramanı babalarımızın günü. Hepimiz için kıymetli hepimiz için güçlü onlar. Kimi zaman hasta olduğunu kabul etmeyecek kadar inatçı, kimi zamansa bir çocuk kadar masum. Hal böyle olunca çoğumuz babamızı zorla doktora götürüyoruzdur veya ısrar ederek sağlık kontrollerini yaptırıyoruzdur. “Bana bir şey olmaz!” dediklerini babamızın ağzından en az bir kez duymuşuzdur. Fakat araştırmalar böyle söylemiyor.

Türkiye Kronik Hastalıklar ve Risk Faktörleri Sıklığı Çalışması verilerine göre hipertansiyon görülme sıklığı 15-24 yaş grubunda yüzde 3 iken 35-44 yaş grubunda yüzde 14’e yükselmektedir. 55-64 yaş grubunda yaklaşık olarak her iki kişiden birisinde yüksek tansiyon görülmektedir. Sizce de durum çok ciddi değil mi? Maalesef sadece hastalığı tespit etmek yeterli olmuyor, önerilen tedaviyi uygulamak gerekiyor. Ülkemizde ise erkeklerde durum oldukça sıkıntılı. Hipertansiyonu olduğu halde ilaç kullanmayanların oranı yüzde 11 olup, yaşla birlikte artan yüksek tansiyonlu bireylerin popülasyonu içinde tedavisiz olanların oranının giderek arttığı görülüyor. Hala doktora gitmemek konusunda ısrarcı olan babalara duyrulur! Sevgili babalar, baba adayları veya ailemizdeki diğer erkek bireyler kendinizi bu çok sık duyduğumuz hastalıktan nasıl koruyabilirsiniz? Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi şöyle:

-Vücut ağırlığının kontrol altında tutulması

-Düzenli fiziksel aktivite

-Alkolden uzak durmak

-Günlük sodyum miktarı günde < 6 g tuz (< 2. 4 g Na) sınırlanması

-Potasyum alımının arttırılması

Biz rutin hayatımızda kadın veya erkek olalım hipertansiyondan korunmak için kilolu isek ideal ağırlığımıza ulaşmalıyız, düzenli yürüyüş veya egzersiz yapmalıyız, günlük toplam tuz alımımızı 1 silme tatlı kaşığından fazla olmamasına dikkat etmeliyiz. Son önemli madde olarak da potasyum içeren koyu yeşil yapraklı sebzeleri; ıspanak, pazı, semizotu, kuşkonmaz, yağlı tohumları, muz, kayısı gibi meyveleri tüketmeye özen göstermeliyiz.

Bunun yanı sıra bel çevresi ya da bel/kalça oranı (BKO)’nın artmış olduğu obezite tipi, kalp-damar sağlığı açısından önemli bir risk faktörüdür. Bel çevresi ölçümü bu riski daha iyi tespit etmemiz için evde kendi kendimize değerlendirebileceğimiz bir kriterdir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kadınlarda bel çevresinin 88 cm ve üzerinde, erkeklerde ise 102 cm ve üzerinde olması obezite varlığını göstermektedir. Obezite çok yönlü ve başka hastalıkları doğuran bir hastalıktır. Başta tip 2 diyabet olmak üzere kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, hiperlipidemi, serebrovasküler hastalık, çeşitli kanserler, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, gastroözofajiyal reflü, polikistik over sendromu, osteoartroz ve depresyon gibi birçok sağlık sorununun gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Üzülerek belirtmeliyiz ki, ülkemizde obezite hızla artmaktadır ve Türkiye, Avrupa’da yetişkin obezitesinin en sık görüldüğü ülkedir. Hadi, şimdi bütün babalarımız göbek çevresini ölçsünler ve bu hastalıklara karşı ne kadar risk taşıyorlar tespit etsinler.

Siz yemek yemeği çok seven bir baba olabilirsiniz veya sizin babanız her akşam baklava veya annenizin yaptığı lezzetli tatlıları yemeden duramıyorsa ve göbekler büyüdükçe büyüyorsa, aman dikkat. Ülkemizde 45 yaş ve üzerindeki her beş kişiden birisi diyabet öncesindedir. Yani diyabet hastası olmaya aday. Prediyabet, ileride diyabet gelişme riskinin yüksek olduğunun göstergesidir ve bu dönemde yaşam tarzındaki değişikliklerle diyabet gelişmesi %45-48 önlenebilir. Ayrıca ülkemizde diyabetlilerin yaklaşık dörtte biri hastalığının farkında değildir ve bu farkında olmama erkeklerde daha fazladır. Beden Kütle İndeksi (BKİ) ≥ 25 kg/m² olanlar ve fiziksel aktivite yapmayanlar, birinci ve ikinci dereceden akrabalarda diyabet olması, hipertansiyon varlığı, iyi huylu kolesterolü (HDL-kolesterol)  35 mg/dl ‘ten az ve/veya trigliserid değeri 250 mg/dl yüksek olması , kalp-damar hastalığı olanlar diyabet hastalığına yakalanma riskini artırmaktadır. Buradan erkek okuyucularımıza tekrar hatırlatalım, düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırmayı ihmal etmeyin. Diyabetten kaçınmak ve yaşam kalitenizi artırmak için ise babalarımıza önerilerimiz şöyle;

-Bir diyetisyen eşliğinde sağlıklı kilonuza ulaşın.

-Yapabildiğiniz ve sevdiğiniz spor türünü düzenli olarak yapmaya çalışın.

-Basit karbonhidrat kaynaklarından kaçının, simit, boyoz, poğaça, bisküviler, çay şekeri …

-Günlük posa (lif) alımınızı artırın. Her gün sebze yemeği ve her öğünde salata tüketerek, esmer ekmek çeşitlerini seçerek günlük posa alımına katkı sağlayabilirsiniz.

-Hayvansal yağ yerine zeytinyağı, ceviz, badem, fındık, avokado gibi bitkisel yağ kaynaklarını hayatınıza katın.

-Sigara ve alkolden uzak durun.

 

Yeni Asır Linki: https://www.yeniasir.com.tr/yasam/2020/06/21/kahraman-babalar-saglikli-yasamlar