İletişim Formu

KIRMIZI ET TÜKETELİM Mİ?

26 Şubat 2021

 
 
Beslenme; büyüme, gelişme, vücut işlevlerinin sağlıklı yerine getirilebilmesi ve sinir ve ruh sağlığı açısından hayati önem taşıyan bir konudur. Kişinin yaşı, boyu, kilosu, yaşam şekli, cinsiyeti ve sağlık problemlerinin varlığı beslenme alışkanlığının düzenlenmesinde önemli kriterlerdir. Çocuklarda ve ergenlik dönemindeki gençlerde alınması gereken kırmızı et ihtiyacı daha çok olurken, orta yaş ve yaşlılık dönemlerinde bu ihtiyaç azalabilir. Hastalık durumu veya fiziksel aktivite durumu gibi kişisel faktörler de kırmızı et tüketim miktarının değişmesine neden olabilir. Besin gruplarının hepsinden yeterli miktarda düzenli tüketmek sağlıklı yaşamın temel şartıdır. Ortalama üç öğün beslenme alışkanlığı kazanmak idealdir. Ancak sağlığımız için ya da yaşam standartlarımıza göre bu öğünlerin sayısı değişebilir. Öğünlerin sıklığı kişiye göre ayarlanmalıdır. Önemli olan bu öğünlerde azar azar da olsa vücudun tüm ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktır. Dengeli beslenme kavramı, vücudu iyi tanıyarak, ihtiyaçlarını belirlemek ve bu ihtiyaçların karşılanması için yeterli miktarda ve düzenli aralıklarla besin alınmasına olanak sağlamak olarak da açıklanabilir. 
 
 
 
İnsanoğlunun evrimleşme süresince beyin/ sinirsel organlarının gelişimi konusunda oldukça önemli olan et, iyi beslenen beyin fonksiyonları sayesinde bizi diğer canlılardan ayırmıştır. Avlanma ihtiyacı hisseden insanlar, hayvansal gıdalarla tanıştıklarından itibaren bunları en uygun şekliyle tüketerek beyinsel gelişimlerini artırmışlardır. İlerleyen günler hayvansal gıdaların besleyici özelliklerini kullanabilen insanoğlu ile daha uygar toplulukların kurulmasını sağlamış, yaşamı kolaylaştırıcı birçok gereç bu dönemlerde yapılmıştır. Etin zihinsel gelişime sağladığı faydalar zor doğa koşullarına karşı insanoğlunu güçlü kılmış, doğan ihtiyaçlara daha kolay çözümler üretebilmelerini sağlamıştır. 
 
Bilinçli tüketimi sağlanan et ve et ürünlerinin bize sağlayacağı faydaları artırmak, zararlarını ise en aza indirmek önemlidir. Et, sindirimi zor olan bir besindir. Etin yemeğe hazır hale getirilmesindeki işlem basamakları da bu rahatsızlıkların ortaya çıkmasının ya da var olan rahatsızlıkların artmasının önlenmesinde önemlidir. Pişirme yöntemlerinde tercih edilen kızartma, kavurma gibi teknikler etin sindirilmesini daha da zorlaştıracak ve mide asidinin normalden fazla salgılanmasına neden olacaktır. 
 
 
 
Et, içerisinde zengin demir minarelleri barındırır. Ancak demirin emilimi için gerekli olan C vitamini etin içerisinde bulunmaz. Et ile birlikte alınan C vitamini, etin en yüksek kalitede ve bozulmadan vücuda emilimini sağlamış olur. C vitamini en çok sebze ve meyvelerde bulunur. Uygun pişirme tekniği ile hazırlanan et ile birlikte yenilen yeşil salata hem midemizin sağlığı için hem de alınan demirin sağlıklı emiliminin sağlanması için oldukça önem taşır. Bunun yanı sıra et posalı olmayan bir besin maddesidir. Sindirimi oldukça zordur. Bir parça bifteğin sindirimi ortalama 8 saat sürer. Et ile birlikte tüketilen posalı besinler ( en uygun olan yeşil salata) bu tür problemlerin ortaya çıkmasını önler. 
 
 
 
Kronik hastalığı olan kişilerin, et tüketiminde, sağlıklı insanlara nazaran biraz daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Özellikle diyabet, tansiyon, kalp Damar hastalıkları et tüketiminde en çok dikkat edilmesi gereken hastalıklardır. Aşırı miktarda veya uygun koşullarda pişirilmemiş etlerin tüketimi, tansiyonun aşırı yükselmesine neden olabilir. Etin içerisinde yer alan doymuş yağ oranının fazla olması kalp damar hastalıkları için sakınca yaratır, kullanımının dikkatle düzenlenmesi gerekir. 
 
Aşırı miktarda tüketilen et ve et ürünleri vücutta doymuş yağ oranının artışına neden olur. Bu yağ oranının artması, kalp damar sisteminden kaynaklanan hastalıklarda artışa neden olur. Etin içerisinde yer alan demir vücuda oldukça faydalıdır ancak fazla alımı sonucu vücuttaki kalsiyum emilimini azaltır. Aşırı et tüketimi ayrıca tansiyonun yükselmesine, şişmanlık ve insülin metabolizmasını etkileyeceği için de diyabet hastalığına neden olabilir. 
 
 
 
Son yıllarda hızla artan vejetaryen beslenme alışkanlığı nedeniyle bu ürünlerden sağlanan yüksek kaliteli proteinler kullanılamaz. Ancak vücudun bu tür proteinlere ihtiyacı vardır. Etten alınamayan proteinler kurubaklagillerden, peynir ve yumurtadan karşılanabilir. Ancak ette bol miktarda bulunan demir, vejetaryen beslenme alışkanlığına sahip kişilerde kullanılmadığı için eksikliğine bağlı anemi görülebilir. Vejetaryen beslenme alışkanlığına sahip kişiler et yerine kuru incir, kuru üzüm, pekmez gibi meyveler tüketebilirler. Ancak alınan demir vücut için hala yeterli değil ise dışardan ilaç takviyesi gerekebilir. 
 
Dengeli beslenme hayatımızı sağlıklı devam ettirebilmemiz için oldukça önemlidir. Hayvansal ürünlerin kullanılması özellikle çocukluk, büyüme, gelişme ve gebelik dönemlerinde hayati önem taşır. Eti hiç tüketmemek ya da gereğinden fazla yemek sağlığımızı olumsuz etkiler. Bu nedenle beslenmemizdeki et miktarı çok iyi ayarlanmalıdır.