Kırmızı Pancardaki Mucize ‘’betalain’’
Pancara olan bilimsel ilgi son birkaç yılda popülerlik kazanmış olsa da, pancarın doğal bir ilaç olarak kullanıldığına dair bilgiler Roma dönemine kadar uzanmaktadır. Kırmızı pancarın (Beta vulgaris var. cruenta.) ana vatanı Akdeniz bölgesidir fakat ılıman iklimlerde ve minerallerden zengin killi topraklarda da yetişebilmektedir. Bugün pancar, dünya çapında birçok ülkede yetiştirilmekte ve tüketilmektedir. Ayrıca gıda endüstisinde genellikle E162 olarak bilinen bir gıda boyası olarak da kullanılmaktadır.
Kırmızı pancar, küçük kırmızı renkli depo köklere sahip, ince köklü, iki yıllık otsu bir bitkidir. İlk yıl bitkinin toprak altı depo kökleri ile toprak üstü yeşil kısımları, ikinci yıl ise çiçek ve tohumları yetişir. Kırmızı pancarın yenen kısımları olan depo kökleri yuvarlak, alt ve üstünden hafif basıktır.
Kırmızı Pancarın Besin Değerleri
Kırmızı pancar, betalainler, karotenoidler, fenoller, B vitaminleri (B1, B2, B3, B6 ve B12), mineraller, lifler, ve inorganik nitrat dahil olmak üzere yüksek miktarda biyolojik olarak aktif maddeler içerir. Pancar kökleri, manganez, magnezyum, potasyum, sodyum, fosfor, demir, çinko, bakır, bor, ve selenyum gibi minerallerin kaynağıdır. Kırmızı pancarın besin içeriğinin kimyasal bileşimi ve dağılımı bitkinin anatomik kısmına (yaprak, gövde, kök, kabuk) bağlıdır. Pancar yaprakları, yumrulara kıyasla karotenoidler açısından daha zengindir.
Kırmızı pancarın 100 gramında 44 kalori bulunmaktadır. 1 adet (80 gr) kırmızı pancar 35 kaloridir. Kırmızı pancarın 100 gramı 1.23 gram protein 8.02 gram karbonhidrat, 0.52 gram yağ, 1.28 gram lif içermektedir. Kırmızı pancarın yeşil yapraklarında da oldukça fazla vitaminler ve mineraller bulunmaktadır. Kırmızı pancar betalain, flavonoid, fenolik asit, fenolik amidler gibi yararlı bileşikler içerir.
Kırmızı pancar, polifenoller, antioksidanlar, vitaminler, karotenoidler, flavonoidler, mineraller ve askorbik asitler açısından zengindir. Epikateşin ve kafeik asit dahil olmak üzere diğer birçok antioksidan bileşiklere sahiptir. Kırmızı pancar özellikle betalain adı verilen bir biyoaktif bileşenin kaynağıdır.
Betalainler Nedir?
Biyoaktif bileşenler arasında betalainler insan beslenmesinde önemli role sahiptir. Betalainler, bir amino asit olan tirozinden sentezlenen suda çözünür ve nitrojen içeren bir pigmenttir. Kırmızı-mor renkli betasiyaninler veya sarı-turuncu betaksantinler olarak iki yapısal gruba ayrılır. Betalainler, özellikle antioksidan, antiinflamatuar, antiviral ve anti tümör aktiviteleri açısından insanlar için sağlık yararları olan fenolik metabolitlerdir. Yapılan bazı araştırmalarda kırmızı pancarın betalain içeriği nedeniyle en güçlü antioksidan özelliklere sahip ilk on sebze türü arasında yer aldığı belirtilmiştir
Kırmızı Pancarın Antioksidan Özelliği
Antioksidanlar, hücrelerin kendiliğinden oksidasyonunu geciktiren, serbest radikallerin oluşumunu engelleyen veya dağılmasını durduran, hücrelere saldırmadan etkisiz hale getiren bileşiklerdir. Pancar oldukça zengin bir antioksidan kaynağıdır. Özellikle betalainlerin, hücresel bileşenleri oksidatif hasardan koruduğu çalışmalarla gösterilmiştir.
Kırmızı Pancarın Sağlığa Faydaları
Metabolik sendrom; insülin direnci, yüksek kan şekeri, bozulmuş lipid profili ve obezite ile karakterizedir. Birçok çalışmada kırmızı pancar betalainlerinin metabolik sendromla ilgili komplikasyonları iyileştirici etkisi gösterilmiştir.
Betalainler, antioksidan ve antiinflamatuar ajanlar olarak NO salınımında ve kan basıncının düşmesinde önemli rol oynarlar.
Birçok araştırmada kırmızı pancarın nörodejeneratif hastalıklar, kanser ve inflamatuar durumlara karşı koruma sağlayabildiği gösterilmiştir.
Kırmızı pancar içerdiği vitaminlerle birlikte magnezyum, potasyum, kalsiyum, bakır, iyot açısından da zengin olduğu için anemi hastalığının tedavisinde de faydalıdır.
Bu bitkinin tüm kısımlarının antioksidan, antidepresan, antimikrobiyal, antifungal, antiinflamatuar, diüretik, balgam söktürücü, gaz giderici gibi farklı tıbbi kullanımları vardır.
Kırmızı pancar hem lezzeti hem de yüksek besleyici ve tıbbi değeri nedeniyle tüm dünyada yetiştirilmekte ve çiğ veya pişmiş olarak tüketilmektedir. İyi bir sağlık geliştirici, hastalık önleyici ve tedavi edici özellikleriyle bilinmektedir. Bu nedenle diyabet, kanser, kalp ve damar hastalıkları ve diğer kronik hastalıklar gibi birçok hastalığa karşı fonksiyonel bir besin kaynağı olarak kullanılmaktadır.