Korkulu Rüya Menopoz
Menopoz, menstruasyonun (adet kanamalarının) geri dönüşümsüz olarak kesilmesidir. Kadının 12 ay süreyle gebelik ve lohusalık olmaksızın hiç adet görmemesi menapoza giriş olarak tanımlanabilir. Yumurtalıklarda kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteron salgılanmasının durmasıyla menopoz gerçekleşir. Menopoz yaşı kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte genellikle 45-55 yaşları arasında görülmektedir. Doğal sürecin dışında daha erken de gerçekleşebilir. Genelde erken menopoza obezite, beslenme alışkanlıkları, stres, aşırı alkol veya kafein alımı gibi etkenler sebep olabilir.
Kadın hayatının ortalama üçte biri menopoz döneminde geçtiğini söylesek? Menopoz korkulu rüyanız olmasın! Menopoz genellikle hayatın doğal bir aşaması olarak kabul edilmektedir. Menopozu bir hastalık olarak görmeyin! Ancak menopozda oluşan bazı değişiklikler kadının hayatını önemli ölçüde etkiler ve kadının yaşam kalitesinin azalmasına neden olur. Menopoz sonrası artma riski bulunan hastalıkların da erken tanı ve tedavisi için gereken düzenlemeler ve müdahaleler önemlidir.
Nereden çıktı bu ateş basmaları?
Menopozdaki temel değişiklik östrojenin azalmasıdır. Bu nedenle ateş basması, terleme, çarpıntı, uykusuzluk, sinirlilik, depresyon, unutkanlık, halsizlik, çabuk sinirlenme, bazen cinsel istekte azalma, kemik erimesi, damar sertliği ortaya çıkabilir.
Menopozla birlikte hayatımızda neler değişir?
- Bazal metabolizma hızı yavaşlar.
- Vücut yağ yüzdesi artar. Özellikle abdominal bölgede (karın bölgesinde) artış olur.
- Toplam vücut proteininde azalma olur.
- Kemik mineral yoğunluğu azalır. Osteoporoz riski artar.
- Kötü huylu kolesterol (LDL) artar.
- Total kolesterol seviyesi artar.
- İyi huylu kolesterol (HDL) azalır.
- Kardiyovasküler hastalık gelişim riski artar.
Menopoz Döneminde Kilo Kontrolü İçin;
- İdeal vücut ağırlığınızı öğrenin. Kiloluysanız sağlıklı ağırlığınıza yeterli ve dengeli beslenerek ulaşmaya çalışın. Gerektiği takdirde diyetisyen yardımı alın.
- Düzenli spor yapın. Yürüyüş en kolay uygulanabilir spordur.
- Tiroid testlerini yaptırın.
- İnsülin ve kan şekeri düzeyinizi dengeli sürdürebilmek için glisemik indeksi düşük besinleri tercih edin.
Menopozda Beslenme İlkeleri:
- Düzenli doktor kontrollerinizi ihmal etmeyin.
- Günde 6 öğün beslenmeyi hayat şekliniz haline getirin. Bu sayede hem metabolizmanızda meydana gelebilecek yavaşlamaya engel olursunuz, hem de kan şekeri ve insülin düzeyinizin gün boyu dengede kalmasını sağlarsınız.
- Yeterli miktarda kalsiyum alın. Bu kemiklerden kalsiyum çekilmesine bağlı kemik dokusu kayıplarını önlemek adına yararlıdır. En iyi kalsiyum kaynakları süt ve süt ürünleri ile kılçığı ile yenilebilen balıklardır. Bunların yanı sıra yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, fındık, badem, kuru incir iyi kalsiyum kaynaklarıdır.
- Protein alımınız dengeli olmalıdır. Aşırı protein tüketimi idrarla kalsiyum atımını arttırarak osteoporoz için risk faktörü oluşturur.
- Fazla yağ tüketiminden kaçının. Fazla yağ alımı, özellikle katı yağlar, kalp ve damar hastalıklarının oluşumu açısından risklidir. Bu sebeple tereyağı, margarin gibi katı yağları beslenmenizden çıkarın. Pişirme yöntemi olarak kızartma ve kavurma yerine ızgara, fırında ya da buğulamayı tercih edin. Et ürünlerinin yağsız kısımlarını tüketin. Kırmızı ette tercihiniz yağsız dana eti, tavukta ise göğüs eti olsun.
- Süt, yoğurt ve peyniri mutlaka yarım yağlı veya yağsız olarak tüketin. Bu sayede doymuş yağ alımınızı azaltırken kemik sağlığınız için önemli olan kalsiyumu daha fazla miktarda almış olacaksınız.
- Tuz tüketiminizi azaltın. Salamura, konserve besinlerden uzak durun. Ödem oluşumu ve kalsiyum atımını engellemek için az tuzlu beslenmeniz önemlidir.
- Kalsiyumla birlikte yeterli D vitamini alınması kemik mineral kaybını azaltır ve kemik sağlığınızı korur. D vitamini alımınız için günde 15 dakika güneşten yararlanın. Bunun için kış günlerinde öğle vaktini, yaz aylarında ise kuşluk ve ikindi vakitlerini tercih edin.
- Sigara içmemeye özen gösterin. Sigara, kandaki C vitamini düzeyini ve serum östrojen düzeyini düşürücü etkiye sahiptir.
- Yapılan fiziksel aktivite, gençlikte kemik kütlesini arttırmada, yaşlılıkta ise kemik kaybını önlemede son derece önemli role sahiptir. Dolayısıyla düzenli olarak egzersiz yapmaya özen gösterin.
- Alkollü içeceklerden ve kafeinden uzak durun. Alkol, kemik oluşum hücrelerini olumsuz etkiler. Ayrıca kalsiyum emilimini engelleyici etkiye de sahiptir.
Daha sağlıklı menopoz dönemi için fitoöstrojen besinler!
Fitoöstrojen olarak adlandırdığımız doğal östrojenler bitkisel kaynaklı östrojenlerdir.
Uzakdoğulu kadınlar menopozdan sonra da sağlıklı!
Fitoöstrojen yönünden zengin besinleri tüketen toplumların, menopoz sonrasındaki dönemde, karşılaştıkları sağlık sorunları sıklığının az oluşunun gözlenmesiyle doğmuştur. Batılı kadınların menopoz sonrasında oluşan yüksek orandaki sağlık sorunlarına karşılık, özellikle Uzakdoğulu kadınların, bu sorunları daha nadir olarak yaşamaları; fitoöstrojenler üzerine olan ilgiyi ve merakı artırmıştır.
Bitkilerde doğal olarak bulunan fitoöstrojen kaynakları:
- Menopoz sonrası osteoporoz yani kemik erimesinin oranı azaltan ve önleyen faktörlerden biridir.
- Kadınlarda menopozda sıcak basması, uyku düzeninin bozulması, depresyon gibi istenmeyen belirtileri azaltır.
- Güvenilir fitoöstrojen besin kaynaklarına keten tohumu ve tam buğday tanesini ilk sırada gösterebiliriz.
- Ispanak ve brüksel lahanası da, kuru baklagillerde bulunan aynı tür fitoöstrojene sahiptir.
- Lahana en belirgin bu özelliğe sahip sebzelerden biridir.
- Meyvelerden elma ve çilek fitoöstrojen özelliği olan meyvelerdir.
Fitoöstrojenler yaşlılığa neden olan faktörlerin kontrol altına alınmasında, yaşam kalitesini arttırarak yaşam süresini uzatmada ve sağlıklı yaşlanmada olumlu yönde katkıda bulunmaktadırlar.
Menopozla başa çıkmanıza yardımcı 5 besin;
- Adaçayı
- Kefir-süt
- Keten tohumu
- Lahana
- Tam tahıllı ürünler
Menopozda takviye kullanımı
Menopoz döneminde takviye desteği almak istediğinizde karşınıza ilk çuha çiçeği yağı yani evening primrose oil çıkacaktır.
Çuha çiçeği yağı, omega-6 yağ asitleri ve gamma-linolenik asit (GLA) içerir. GLA, antienflamatuvar olarak çalışan ve kan akışını düzenleyen bir hormon olan prostaglandinleri üretir. Bu sayede çuha çiçeği menopoz dönemindeki kramplar, ateş basmaları gibi şikayetlere iyi gelebilmektedir.
Çuha çiçeği yağının, sıcak basmaları iyileştirmede etkinliğini test etmek için yapılan çalışma sonucunda sıcak basmalarının şiddetinin ve sıklığının azaldığı gösterilmiştir. Fakat çalışmalar bu yağ takviyesinin uzun süre kullanılmasını önermemektedir.
Yeni Asır Linki: https://www.yeniasir.com.tr/saglik/2019/10/07/korkulu-ruya-menopoz