Bize Ulaşın

shape shape

Kültürümüzün Vazgeçilmezi Kahve

 
Obezite ve fazla kilo alma durumu her geçen gün daha fazla insanı etkilemekte ve toplumu tehdit eden bir sağlık sorunu haline gelmektedir. Kilo vermek isteyen insanların doğal ve bitkisel ürünlere olan ilgisi gün geçtikçe artmakta çeşitli etki mekanizmalarıyla kilo kaybına yol açtığı düşünülen kafein de bu ürünler içerisinde yerini almaktadır.
Hep deriz ya ‘bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır. Kültürümüzde kahve köklü bir yere sahiptir. Sohbetlerde, kız isteme törenleri gibi kültürel aktivitelerde önem verilmektedir.
 
 
KAHVENİN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?
 
Kahve önemli bir kafein kaynağıdır ve eser miktarda antioksidan içerir. Ayrıca mineraller ve tanen gibi pek çok bileşik içerir. Kahvenin kendisi kalori içermez ancak süt, krema ve şeker eklemesiyle kalorisi katlanır.
 
Kafein sindirim sistemi üzerine uyarıcı etki yapar bu nedenle de az miktarlarda da olsa kahvenin sindirimi kolaylaştırdığı görüşü vardır. Çok miktarlarda tüketilen kahve ise sindirim sistemini aşırı uyarır. Midedeki asit salgısını arttırması bakımından rahatsız edicidir ve bu nedenle ülserli hastaların kahveden uzak durmaları önerilmektedir.
Kafeinin merkezi sinir sistemi ve kalp üzerinde de uyarıcı etkisi vardır. Az miktarlarda içilen kahve beynin etkinliğini arttırır. Fazla kullanıldığı zaman kalp çarpıntısı, uykusuzluk ve baş ağrısı yapabilir. Kahvenin uyarıcı etkisi bireylere ve alınan miktarlara göre değişir. 
 
 
Yapılan araştırmalar yeterli düzeyde kahve tüketiminin, tip 2 diyabet riski, kardiyovasküler hastalık, karaciğer ve bazı kanser risklerini azalttığını göstermektedir. Yine başka bir çalışmaya baktığımız zaman, kahve ve kafein, fenolik asit ve antioksidanlar dahil birçok bileşeni ile obezite, diyabet ve iltihaplanmada koruyucu rol oynamaktadır. Bazı klinik çalışmalar kahve tüketiminin etkisinin obezite durumuna göre farklı olabileceğini göstermiştir. Kahve kısmen yağ yakımını artırarak termojenezi artırabilir. Yapılan çalışmalar belirli miktarda kafein ve kahve tüketiminin, bireylerin vücut yağlarını azaltarak kilo verimine yardımcı olabileceğini göstermektedir. 
Yapılan hesaplamalara göre, alınan kalorinin sabit olduğu 1günlük kafein tüketiminden sonra ortaya çıkan enerji harcamasındaki minik bir artış yaklaşık 75-110 kkal bir enerji açığı oluşturabilir. Bu açık küçük görülebilir, ancak birkaç ayın toplam etkisiyle vücut ağırlığında düzenli bir azalma oluşabilir. Bu da kafeinin enerji tüketimini arttırıcı etkisinde vücut ağırlığının da rolü olabileceğini bildirmektedir.
 
KİLO KONTROLÜNÜN DÜZENLEMESİNDE KAFEİN
 
Dünya Sağlık Örgütü, aşırı kilo ve obeziteyi; ülkelerdeki giderek artan sayıda nüfusun sağlığına yönelik bir tehdit olarak göstermektedir. Obezite, enerji tüketimine göre fazla enerji alımı nedeniyle uzun süre pozitif bir enerji dengesinin sonucudur. Kilo kaybı oluşturmak için negatif bir enerji dengesine ihtiyaç duyulmaktadır ve bu da alımı azaltmak veya harcanan enerjiyi arttırmak suretiyle sağlanabilir. Kafein, gibi etken maddeler de dahil olmak üzere obezite yönetimine yönelik geliştirilen destekler, enerji tüketimini artırabileceği ve kilo verme sırasında mevcut olan metabolik hızdaki azalmaya karşı koyabileceği için kilo verme ve kiloyu koruma stratejileri olarak önerilmektedirler.
 
 
Yapılan bir araştırmada kahvenin yaşlı bireylerin daha hızlı düşünmesini sağladığı ve hatırlama yeteneğinin artmasına yardımcı olduğu sonucuna varılmıştır. 80 yaşın üstünde bulunan kadınlar üstünde yapılan çalışmada ise önceden kahve tüketimi olanların zihinsel gelişim testlerinde daha iyi performans gösterdikleri bulunmuştur. 
Gün içinde fazla alınan kafein başta uykusuzluğa, baş ağrısına, gerginliğe ve anksiyeteye sebep olabilir. 
Dünya Sağlık Örgütü günlük kafein alımını yaklaşık 300 mg ile sınırlar. Ayrıca uyku problemi yaşıyorsanız uyumadan 6 saat öncesinde kafein alımını kesmeniz gerekmektedir.
 
 
GEBELİKTE DİKKAT!
 
İlk önce akılda tutulması gereken kafeinin bir vitamin ya da besin maddesi olmadığıdır. Kafeinin hiçbir besleyici değeri yoktur. Kafein içeceklerle alındığı zaman oldukça hızlı bir şekilde emilerek vücuda dağılır. Plesentadan geçerek fetal dolaşıma katılır. Kafeinin yarılanma ömrü 6-7 saat iken hamilelerde 11 saate kadar çıkar. Fetusta durum daha ürkütücü boyutlardadır. Kahveden bebeğe geçen kafeinin yarısından fazlası 100 saat sonra bile karnınızdaki bebeğin kanında dolaşmaktadır. Alınan orta düzey kafein anne adayında annede şikayet oluşturmasa da bebeğin kalp atımlarında ve solunumunda belirgin artışa neden olabilir. Bu yüzden gebelik süresince kahve tüketimi gerçekleştirilecekse mutlaka doktora danışılmalıdır.