Oltalar balığa, sofralar sağlığa doyacak!

OLTALAR BALIĞA, SOFRALAR SAĞLIĞA DOYACAK!
 
Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşamak kadar güzeli var mıdır? Bir de bu güzelliğin getirdiği sağlıklı besinlerden yararlanmak vardır ki işte o paha biçilemez. Ne yazık ki bunun kıymetini bilen kişi sayısı oldukça az. Yapılan araştırmalar yılda kişi başı Avrupa’da 23 kg balık tüketilirken Türkiye’de 6 kg civarında balık tüketildiğini gösteriyor. Vay halimize! Hadi gelin bu yazıyı okuduktan sonra balığın sağlık mucizesini tekrar hatırlayıp balık tezgahlarına doğru yola çıkalım. Akşam yemeğinde balık vaar!
 
NEDEN BALIK TÜKETMELİYİZ?
 
Saymakla bitmez aslında yararları. Bu yararların başını çeken de içindeki omega-3 desek hakkını vermiş oluruz. Gelin kısaca bir omega-3’ten de bahsedelim. Omega-3 yağ asitleri vücut tarafından sentezlenemeyen ve dışardan almak zorunda olduğumuz bir yağ asidi cinsidir. Yapısal olarak EPA ve DHA olarak iki şekilde karşımıza çıkar. 
DHA yapısaldır. Beyin ve gözde depolanır. Sperm ve hormon bezlerinde yoğun olarak bulunur. DHA seviyesini artırmak mental fonksiyoları ve zekayı geliştirir. Hafıza ve kelime bilgisinin artmasında böylece alzheimerdan korunmada etkilidir. 
 
EPA ise fonksiyoneldir. Kalp-damar sağlığının korunması, alerjik tepkilerin azalması ve mental hasarın önlenmesinde etkilidir. Koroner arter hastalığı gibi kalp hastalıklarında özellikle trigliserid seviyesi yüksek olan bireylerde EPA ve DHA suplemantasyonu yapılabilir.
 
Amerikan Kalp Birliği sağlıklı bireylerde korunma amaçlı 500 mg EPA+DHA, kardiyovasküler hastalığı olan bireyler için 1 g EPA+DHA, hipertrigliseridemi hastaları için ise 2-4 g EPA+DHA önermektedir. 
 
SADECE OMEGA-3 DEĞİL SELENYUM VE İYOT DEPOSU!
 
Balık kalsiyum ve fosfor içermesinin yanında, vücutta önemli görevleri olan selenyum ve iyot mineralleri ile E vitamini ve D vitamini  için de iyi bir kaynaktır.
 
 
RETİNA, BEYİN VE SPERM HÜCRELERİNİN DAHA İŞLEVSEL ÇALIŞMALARINI SAĞLAR. İnsan beynindeki hücrelerin yenilenmesine yardım eder ve beyin ile retina hücrelerinin çoğalmasını sağlar. Bu hücrelerde DHA seviyesinin düşmesi günümüzde de çok sıklıkla görülen depresyon, hafıza kaybı, şizofreni ve görme bozuklukları gibi problemlerin ortaya çıkmasına yol açar.
KOLESTEROL DÜŞÜRÜCÜ İLAÇLAR KADAR ETKİLİ OLABİLECEĞİ DÜŞÜNÜLMEKTEDİR. LDL kötü kolesterolü düşürür, HDL iyi kolesterolü  artırır. Omega-3 yönünden zengin balina yağı ile diğer deniz ürünlerini tüketen eskimoların kanlarında kolesterol, trigliserid, kötü kolesterol düzeylerinin düşük, iyi kolesterolün ise yüksek olduğu tespit edilmiştir.
KALP KRİZİ RİSKİNİ AZALTIR. Haftada 3 öğün balık tüketen hastaların ani kalp krizi riskinin %50 azaldığı belirtilmektedir. Amerika’da, haftada bir öğün balık tüketen insanlar üzerinde 6 yıl boyunca yapılan bir çalışmada da benzer sonuçlar bulunmuş ve kalp krizi riskinin önemli ölçüde azaldığı tespit edilmiştir.
Kansere karşı koruyucu ve etkilidir. 
DİYABET ÜZERİNDE OLUMLU ETKİSİ VARDIR. Yapılan son araştırmalar balıkta bulunan Omega-3 yag asitlerinin insülinin işlevini artırarak diyabetin ortaya çıkmasını geciktirdiğini bildirilmiştir.
Yaşlanmayı geciktirir. Hücrelerin yenilenmesinde etkilidir.
Cilt güzelliğinde önemlidir.
Migren tedavisinde, iltahabi hastalıklarda, astım ve alerji gibi rahatsızlıklarda olumlu etkileri bulunmaktadır. 
OMEGA -3 YAĞ ASİTLERİNİN YETERSİZ ALINMASI DEPRESYONU TETİKLER. Düşük DHA seviyesi mutluluk hormonu seviyesinin düşmesine sebep olur ki bu intihar, depresyon ve şiddet eğilimini artırır. Yüksek oranda DHA içeren balıklar tüketen insanlarda zihinsel gelişimin arttığı gözlenmiştir.   
Balığın özellikle çocuklarda zekayı geliştirici özelliği vardır. 
Vücutta yağın depo formu olan trigliserit seviyesini de düşürerek kalp ve damar sağlığını koruyor.
Hamile kadınların ve bebeklerin sağlığını olumlu etkileyen en önemli besin desteklerinden birisidir.
 
Peki hangi mevsimde hangi balık yenir?
Sonbahar balıkları
Eylül
Çipura, lüfer, uskumru, palamut, sardalya
Ekim 
Sardalya, çipura, lüfer, palamut, tekir, 
Kasım
Dil, hamsi, yayın, kefal, lüfer, palamut, tekir
Kış balıkları
Aralık
Hamsi, istavrit, lüfer, palamut, tekir, uskumru
Ocak
Hamsi, istavrit, kefal, lüfer, tekir, palamut,  uskumru, çinekop,
Şubat
Kırlangıç, tekir, gümüş, hamsi, kalkan,  kefal, levrek, mezgit, yayın
İlkbahar balıkları
Mart
Dil,  kalkan, karides, kefal, levrek, mezgit
Nisan
Barbun, kalkan,  kefal, levrek, mezgit,
Mayıs
Barbun, tekir, dil, karides, levrek, mezgit, 
Yaz balıkları
Haziran
Sardalya,  orkinos, Mersin, 
Temmuz
Çinekop mercan, orkinos, istavrit, Sardalya, somon, 
Ağustos
Çinekop, istavrit, orkinos, barbun, çipura, sardalya
 
GEBELER VE EMZİKLİLER DİKKAT!! 
 
Yapılan araştırmalarda; gebelik ve emziklilik döneminde, dip balıklar ve konserve ton balığı, yüksek seviyede cıva ve diğer kontaminantları içerebileceği için haftada 1 porsiyondan fazla bu grup balıkların tüketilmemesi, yüzey balıklarının ise haftada 2-3 kez tüketilmesi önerilmektedir. Gebelikte olduğu gibi cıva içeriği yüksek olan uskumru, kılıç balığı ve derin deniz balıklarının tüketilmemesi önerilmektedir.
Amerikan Gıda ve İlaç Yönetimi yüksek oranda civa içerdiği için kılıç balığının çocuklara ve gebelere yedirilmemesini öneriyor. Risk almadan balık yenmek isteniyorsa hamsi, istavrit, uskumru, palamut gibi yüzey balıkları tercih edilmelidir. Bunların dışında somon balığı, konserve olmayan ton balığı, sardalya, beyaz balık, alabalık gebelik döneminde tüketilebilecek balıklardır ve besleyici özelliklerinin yanında folik asit yönünden de zengindirler. Yüksek omega-3 yağ asitlerine sahiptir hem de civa oranları oldukça düşüktür. Hamile anneler için önemlidir. 
Unutkanlık çekenler için ise palamut, somon gibi yağlı balıkların tüketimi önerilmektedir.
 

Whatsapp Hattı Diet Time