İletişim Formu

MEZURA İLE HASTALIKLARINIZI TESPİT EDİN

02 Nisan 2021

Obezite; kalp damar hastalıkları, Diabetes Mellitus (DM), kanser gibi bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların en önemli risk faktörlerinden birisidir. Gittikçe kilolu birey sayısı dünyada olduğu gibi ülkemide de artmaktadır. Şişmanlığı tespit etmek için birtakım yöntemler vardır. Beden Kütle İndeksi (BKİ), bel çevresi ve bel kalça oranı (B/K); bunlardan en çok kullanılanlardır. Göbek çevresi yağlanma oranı kronik hastalık riskinin doğru olarak saptanabilmesinde önemlidir. 
Beden kütle indeksinizi hesapladığınızda toplam vücut yağ dokusu ile ilgili fikir sahibi olabilirsiniz ancak vücudunuzdaki yağ dağılımınız hakkında bilgi edinemezsiniz. Vücut yağının bölgelere göre dağılımının belirlenmesinde bel çevresi ve bel çevresi-bel kalça oranı değerlerinin doğru sonuçlar verdiği kabul edilmektedir. Ancak çok kısa ve çok uzun boylu kişilerde hata payı vardır.
 
 
Bel/boy oranı standart yöntemlerle ölçülen boy uzunluğunu kapsar ve bel çevresi ölçümünden kaynaklanabilecek hataları tolere edebilir. Bu nedenle bel/ boy oranına bakılması farklı etnik, yaş ve cinsiyet gruplarında yararlı olabilir. Son yıllarda, bel/boy oranın santral obezitenin saptanmasında geçerli bir ölçüm olduğunu gösteren çalışmaların sayısı artmaktadır. Farklı etnik gruplarla yapılan bir meta-analiz çalışmasında bel/boy oranının bel çevresi ve BKİ’ye göre Tip 2 DM, dislipidemi, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklarda her iki cinsiyet için de daha iyi bir tespit verisi olduğu kabul edilmiştir. Bel/boy oranının BKİ’den daha iyi bir koroner arter hastalığı göstergesi olduğu saptanmıştır.
 
 
Yapılan kapsamlı bir araştırmada obezitenin geleneksel göstergeleri olan BKİ, B/K oranı, bel çevresi ve bel/boy oranını karşılaştırmak ve hangisinin Tip 2 DM için daha iyi bir gösterge olup olmadığı sorgulanmış. On beş çalışma bel/boy oranı ve Tip 2 DM arasındaki göstergenin , BKİ oranından daha güçlü olduğu belirtilmiştir.
Başka bir çalışmaya göre bel çevresi, abdominal obezitenin ve vücutta yağın bölgesel dağılımının önemli bir göstergesi olup, beslenme durumuna bağlı kronik hastalıklar için risk tanımlayıcıdır. Ayrıca boyun çevresi ile kardiyovasküler hastalıklar arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu düşünülmektedir.