İletişim Formu

RAMAZANDA KAN ŞEKERİNE DİKKAT

09 Nisan 2021

Müslümanlar için yılın en güzel ayı ramazan bu yıl da geldi. Sağlığı yerinde olan pek çok Müslüman dinimizin gereklerini yerine getirmek için oruca başlayacak. Sağlıklı problemi olan pek çok kişi ise oruç tutamayabilecek. 
Peki hastalığının tedavisinin, önemli parçası beslenme olan diyabet hastaları bu ramazanda ne yapacak?
Diyabet, insülin hormonunun salınımında, insülinin etkisinin ortadan kalkması veya azalmasıyla görülen karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında bozukluklara yola açan, metabolizma hastalığıdır. Kendisini kan şekerinin yüksek olması ile gösterir. 
 
Diyabet hastaları, diyabetlerinin türüne göre insülin ya da ilaç kullanıyor, ilaca gerek görülmediğinde de beslenme tedavisi ile hastalıklarını yönetebiliyorlar.
PEKİ DİYABETİNİZLE BİRLİKTE ORUCU EN SAĞLIKLI NASIL YÖNETEBİLECEĞİNİZİ BİLİYOR MUSUNUZ?
Oruç,  sabah namaz vakti ile başlanan ve akşam namaz vaktine kadar herhangi bir besin tüketilmeyen, uzun süreli açlık yaşanan bir süreçtir. Özellikle diyabetli kişilerin oruç tutmaya karar verdikleri takdirde bu süreci çok iyi yönetmeleri gerekmektedir.  
 
50 MİLYON DİYABETLİ ORUÇ TUTUYOR!
EPIDIAR çalışmalarına göre Tip 1 diyabetlilerin %43’ünün, Tip 2 diyabetlilerin % 79’unun Ramazan ayında oruç tuttuğu bilinmektedir. Bu çalışmalara göre yılda 50 milyon diyabetli oruç tuttuğu tespit edilmiştir. 
Diyabetin tanı ve tedavisi sırasında, doktorlar kişilerin tıbbi beslenme tedavisine uygun beslendiğini düşünerek ilaç seçimi yapmaktadırlar. Bu sebeple oruç tutmak isteyen diyabetli kişiler doktor görüşmesi yaparak gerekli ilaç düzenlemesi konusunda destek almalıdırlar. Çünkü oruç sırasında Tip1 ve Tip2 Diyabetli kişilerde hipoglisemi ve hiperglisemi atakları görülebilmektedir. Diyabet hastalarında açlık süresinin uzamasıyla birlikte baş dönmesi, çarpıntı, yorgunluk gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.
Oruç tutmak isteyen diyabetliler, ramazandan önce doktorlarının ve diyetisyenlerinin görüşlerini almalıdırlar. 
 
BİRÇOK KİŞİ RAMAZANDA ORUÇ TUTMAK İSTİYOR, FAKAT NASIL BESLENECEĞİNİ BİLEMİYOR.
 
- Gün içinde daha fazla hipoglisemi atağı, baş dönmesi, yorgunluk ve çarpıntı yaşamak istemiyorsanız sahura kalkmayı ihmal etmemelisiniz. 
- Sahurda 1 bardak süt, kefir ya da yoğurt tüketimi gün içinde sizi daha tok tutar ve kan şekerinizin düşüş hızını yavaşlatır. 
- Öğünlerde beyaz ekmek, simit, gözleme, beyaz unla yapılmış poğaça yerine tam tahıllı ekmek, tam buğday unuyla yapılmış poğaçalar, tercih edilmelidir. 
- Eğer kabızlık problemi çekiyorsanız porsiyon miktarına uymak kaidesiyle kuru kayısı ya da kuru erik tercih edilebilir veya bu meyvelerle yapılmış şekersiz komposto tüketebilir.
- Beslenme önerisi olarak günde tüketilmesi gereken 2 porsiyon meyveyi,  sahurda ve iftar sonrasında birer porsiyon olarak dağıtabilirsiniz.     
- Kan şekerinizin uzun süre dengeli kalabilmesi için posalı besinlerin tüketimi önem teşkil etmektedir. Bu yüzden sahurda maydanoz, roka, dereotu gibi yeşillik tüketimini ihmal etmemelisiniz.      
- Orucunuzu açarken, hurma gibi glisemik indeksi yüksek bir meyveyle açmak yerine 3-5 adet zeytinle açmayı tercih edilebilirsiniz.
- İftarda yeme hızımızı düzenlemek için öğüne çorbayla başlamak iyi bir tercih olacaktır. Mümkünse çorba içildikten sonra ana yemeğe geçmeden 30-40 dk kadar bir ara vermek,  hem kan şekeriniz hem de iştah kontrolünüzü yönetebilmeniz için iyi bir yöntem olacaktır. 
- Ramazan ayına özel tükettiğimiz pideyi her gün tüketmek yerine,  daha az sıklıkla tercih edip miktarını kontrol ederek tüketmeniz daha sağlıklı olacaktır. 
- Ana yemeğinizde besin öğesi dengesi sağlanması açısından etli sebze yemekleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca et ya da tavuk yemeği şeklinde bir menü planladığınızda sofranızda  zeytin yağlılara da yer vermelisiniz.
- Sahurda tüketmeye gayret ettiğimiz yeşillikleri, iftarda da sofralarında salatalarımızı renklendirmekte kullanabiliriz.  
- İftardan sonra tatlı yemek yerine glisemik indeksi düşük olan elma, çilek, erik, armut gibi meyveleri süt, yoğurt gibi protein içeren besinler ile birlikte tüketerek tatlı isteğinizi dengeleyebilirsiniz. Bu şekilde daha uzun süre tok kalabilir, hem de tatlı isteğinizi kontrol altına alabilirsiniz.
- Gün içinde hipoglisemi riskini artırmamak için spor yapılmamalıdır fakat iftar yemeğinden sonra 30 dakikalık bir yürüyüş yapmak yararlı olacaktır.
-
Ramazanda kan şekeri sık sık normalin altına düşenler, diyabet hastaları, mide ve on iki parmak bağırsağında ülseri olanlar, kronik böbrek yetmezliği görülenler, gebe diyabetliler, yalnız yaşayan ya da yaşlı diyabetlilerin oruç tutması tehlikeli bulunmaktadır. Ama siz yine de ramazanda oruç tutmaya karar verdiyseniz doktorunuz ve diyetisyeniniz ile beraber iyi bir ilaç düzeni ve beslenme planıyla kan şekerinizin en az etkileneceği şekilde, sağlıklı bir ramazan ayı geçirebilirsiniz.