Bize Ulaşın

shape shape

Sağlığınızı Yılın Hiçbir Günü Ertelemeyin

 
   Geçtiğimiz Salı günü Dünya Kadınlar Günü’ydü. Ama sadece bir gün değil, her gün bizim günümüz. Kendimize ruhen ve fiziken iyi bakmak ve  sağlığımızı korumak kendimize en değerli hediyemizdir.  

PKOS SEMPTOMLARINI BESLENME İLE AZALTIN
 
   Polikistik Over Sendromunu (PKOS) çevremizde sık sık duyarız. Kadınlarda yaygın görülen endokrin bir bozukluktur ve obezite PKOS’lu kadınların yaklaşık %50’sini etkilemektedir.  PKOS tanısı bulunan kadınların kilo alma eğilimi daha yüksektir. Ayrıca insülin direncine bağlı olarak kilo vermek de zordur. Örneğin PKOS’lu bireylerin yeme alışkanlıklarının incelendiği bir çalışmada, bireylerin ideal vücut ağırlığına ulaşmak için yeme davranışları benimsediği; ancak lezzetli yiyecekler karşısında aşırı yeme eğiliminde oldukları, stres gibi durumlara ve açlığa duyarlı oldukları görülmüştür. Bu yüzden PKOS’lu bireylerde kilo kaybını sağlamak ve kilo almayı engellemek oldukça önemlidir. Vücut ağırlığında %5’lik azalma bile insülin direncini azaltmakta ve PKOS semptomlarını düzeltmekte etkilidir.
   PKOS’ta  kan  şekeri kontrolünün sağlanması  için  öğün  atlanmamalı,  özellikle kahvaltıya önem verilmelidir. Tam tahıllı ekmekler, kurubaklagiller gibi glisemik indeksi düşük besinler, insülin direncinin azaltılmasında ve  tokluk hissinin oluşmasında önemli rol oynar. Fiziksel aktivite de hayatımızda şart.

MENOPOZ DÖNEMİNDE KİLO ALMAYIN

   Menapoz bir hastalık değil, sağlıklı her kadının hayatında doğal bir süreçtir. Türkiye’de menopoz yaşı ortalama 47’dir. Menopoz ve sonrası dönemdeki kadınların besin ögesi ihtiyaçları oldukça farklıdır. Bu dönemdeki kadınların bireysel beslenme programları, sahip oldukları kronik hastalıklar ve menopoz dönemine özgü ihtiyaçları göz önünde bulundurularak uzman tarafından düzenlenmesi önemlidir.
   Bu dönemde özellikle istenmeyen kilo alımlarına dikkat. Çünkü kadınlarda östrojen hormonun azalmasına bağlı olarak menopozdan 3-4 yıl önce yağ dokunun miktarı artmaya başlar. Çalışmalar menopoza geçiş döneminde kadınların vücut ağırlığında ortalama yaklaşık 2 kilo artış olduğunu göstermektedir.
Kadınlarda vücut ağırlığı aynı kalsa da kas kütlesi azalırken, yağ kütlesi artmakta ve vücut su düzeyi azalmaktadır. Menopoz ile birlikte özellikle karın bölgesinde yağlanma artış göstermekte; obezite, insülin direnci ve diyabet riskini artırmaktadır. Bu nedenle ideal vücut ağırlığına ulaşılmalı ve bu kilo korunmalıdır.

KEMİK SAĞLIĞINIZI KORUYUN
 
   Osteoporoz,   menopoz dönemindeki kadınlar başta olmak üzere milyonlarca  insanı  etkileyen  bir sağlık sorunudur. Östrojen miktarının azalmasıyla yaşa bağlı olarak kemik  kaybı  artışı  hızlanır. Özellikle 50 yaşın üzerindeki kadınlar menopoz sonrası osteoporoz gelişimi için en yüksek riske sahiptir. Türkiye’de 50  yaş üzerinde  osteoporoz sıklığı  kadınlarda  %12.9’dur.
   Bu dönemde fiziksel aktivite ve dengeli beslenmeyi içeren sağlıklı bir yaşam tarzı teşvik edilmelidir. Sigara ve alkol kullanılmamalıdır. Düzenli egzersiz yapmak, kalsiyum ve D vitamini bakımından dengeli bir beslenme osteoporozun önlenmesinde önemlidir. Ayrıca kemik sağlığı denildiğinde ilk akla gelen kalsiyum içeren besinlerin alımı arttırılmalıdır. Hayvansal protein kaynakları yerine daha çok kurubaklagiller gibi bitkisel olanları tercih edilmelidir. Çünkü yüksek protein tüketimi kemiklerden kalsiyum atımını arttırır ve osteoporoz için risklidir. Ayrıca D vitamini seviyeleri düzenli olarak kontrol ettirilmeli ve güneş ışığından yeterince yararlanmayı ihmal edilmemelidir.
   Ne tükettiğimiz her zaman çok önemli. Örneğin İngiltere'de yapılan bir araştırmada, beyaz makarna ve pirinç tüketme alışkanlığı fazla olan kadınların ortalama bir buçuk yıl daha erken, kurubaklagil tüketimi yüksek olan kadınların ise yaklaşık bir yıl daha geç menopoza girdiği gösterilmiştir.

YEDİĞİNİZ BESİNLERLE CİLDİNİZ PARLASIN
 
   Kadınlar olarak hepimizin en önem verdiği konulardan biri de güzel ve parlak bir cilde sahip olmak. Peki her yolu denediğimiz, ciddi vakitler harcadığınız bu konuda beslenmenize dikkat ediyor musunuz? Beslenme ve yeme alışkanlıkları sağlıklı bir cilt için önemlidir. Cildin antioksidan savunucuları olan vitaminler besinlerle vücuda alınmaktadır.
   C vitamini güçlü bir antioksidandır. Cilt yaşlanmasını azaltmak için kollajen sentezini teşvik etmek ve hücresel hasarları ortadan kaldırmak için antioksidan görevi görür. Kivi, çilek, turunçgiller kırmızı kapya biber gibi C vitamini kaynaklarını beslenmenizden eksik etmeyin.
   Yüksek yağlı diyetler, ciltte oksidatif stresi teşvik ederek, cildin iyileşmesini geciktirir ve cilt sağlığına zarar verebilir. Ancak avokado içerisindeki sağlıklı yağ asitleri ve fenolik bileşikler açısından zengindir. Yapılan araştırmalar avokado tüketmenin cildin elastikiyetini ve sıklığını arttırdığı gösterilmiştir.
   Eğer akne problemleriniz var ise çinko değerlerinize dikkat edin. Çinkonun yetersizliği vücutta akne oluşumuna neden olabilir. Yumurta, mantar, yağsız etler gibi çinko kaynakları tam aradığınız ilaçlar.
Çeşitli çalışmalar, cilt dokusuna kan akışında artış ve kırışıklık oluşumunu azaltma gibi cilt sağlığını iyileştirmek için kakao çekirdeği tüketiminin de faydalarını göstermiştir.