Zayıflama İlaçlarına Dikkat!
Obezite, harcanandan fazla enerji alımı sonucunda vücuttaki yağ miktarının aşırı artmasıdır. Bel çevresi kalınlığı ve BKİ dediğimiz değer obeziteyi derecelendirmek için kullanılır. Vücut ağırlığının(kg) boy uzunluğunun (m) karesine bölünmesiyle elde edilen değer BKİ değeridir. Bu değerin 18,5-24,9 kg/m2 aralığında olması normal kabul edilmektedir. 25,0-29,9 kg/m2 arasındaki değerler fazla kilolu, 30 kg/m2 ve üstü değerler ise obez olarak değerlendirilmektedir. Obezite tedavi edilmediği takdirde diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, psikolojik rahatsızlıklar ve kanser gibi birçok sağlık sorununa neden olabilmektedir. Obezitenin diyetle tedavisi mümkündür ve tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım çok önemlidir. Farklı tedavi seçenekleri bulunsa da yaşam tarzı değişikliği obeziteden kurtulmak için kaçınılmazdır.
Obezite, küresel bir sağlık sorunudur ve Dünya Sağlık Örgütü, 2030'a kadar dünya nüfusunun yaklaşık %60'ındaobezite görülebileceğine dair açıklamalar yapmıştır. Hemen sonrasında ise bilim insanları obezite için farklı ve hızlı birtedavi arayışına girmiştir.
İndiana merkezli bir şirketin yaptığı yeni çalışmada,diyabet tedavisinde kullanılan ve haftada bir kez deri altı enjeksiyon yoluyla uygulanan tirzepatid etken maddeli bir ilacın; kan şekerini düşürmenin yanı sıra kilo kaybı sağladığı da görülmüştür.
GLP-I adlı sindirim hormonu, besin alımı sonrasında bağırsaklarda üretilir. Bu hormon iştahı azaltmaya ve midenin geç boşalmasına yardımcı olabilir. Buna bağlı olarak da kilo kaybı görülür. GLP-I benzeri etki gösteren tirzepatid olarak adlandırılan bir ilaç, GLP-I reseptörlerine bağlanır ve vücuttaki etkilerini taklit ederek kan şekeri düzeylerini düşürür, doygunluk hissi sağlar, iştahı azaltır ve böylelikle kilo kaybına destek olabilir. Ancak tirzepatid ile tedavi çalışmasına katılan hastaların bazılarında bulantı, kusma, diyare, karın ağrısı ve hipoglisemi gibi yan etkiler görülmüştür. Bu nedenle ilacı keserek tedaviyi bırakmışlardır. Ayrıca ilaç kullanımı sonucundaki kilo kaybının yaşam tarzı değişikliği olmaması nedeniyle geri kazanılma olasılığı da oldukça yüksektir.
Yapılan çalışmalardan da anlaşılacağı gibi, obezite tedavisindeki farmakolojik çalışmaların etkilerinin ve güvenilirliğinin kanıtlanması adına daha fazla çalışmaya ve zamana ihtiyaç vardır. Bu süreçte çareyi zayıflama ilaçlarında aramak yerine bilimsel olarak da güvenilirliği ve etkinliği kanıtlanmış bir tedavi olan yaşam tarzı değişikliği uygulanmalıdır. Obez bireylerde; fiziksel aktivitenin artırılması, sağlıklı ve sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığının kazanılması ile kilo kaybı sağlanabilir ve obeziteye bağlı olarak gelişen birçok hastalık önlenebilir veya iyileşebilir.
Peki hayat boyu sürdürülebilecek sağlıklı bir beslenme şekli nasıl olmalıdır?
• İlk olarak kırmızı et, işlenmiş et ve sakatat gibi hayvansal besinlerin tüketimi azaltılmalıdır.
• Sebze, meyve, kurubaklagil ve yağlı tohum gibi bitkisel besinlerin tüketimi artırılmalıdır.
• Trans ve doymuş yağ tüketimi azaltılarak, yüksek oranda doymamış yağ asitleri ve omega-3 yağ asitleri içeren besinler tüketilmelidir.
• Basit şekerler yerine kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir.
• Lif alımı günde en az 30 g olmalıdır.
• Besin ögeleri bakımından yeterli ve dengeli tabaklar hazırlanmalıdır.
• Sağlıklı pişirme teknikleri kullanılmalıdır.
• Yerel ve doğal besinler tüketilmelidir.
• Mutlaka günde en az 2,5 litre su tüketilmelidir.
• Şeker ve tuz azaltılmalıdır.
• Alkollü içecekler sınırlandırılmalıdır.
• Paketli ve işlenmiş gıda tüketiminden kaçınılmalıdır.